Bu Blogda Ara

11 Aralık 2010 Cumartesi

Burcu Güneş - "Ay Şahit"

YÜZDE YÜZ POP

Burcu Güneş, uzunca bir aradan sonra yeni bir albümle tekrar karşımızda. Son albümü “Tılsım”ın ikinci baskısında yer alan “Alaylı”, pek dikkat çekmemişti. Peşi sıra böylesi bir albümün geleceğinin habercisi imiş oysa. Melodik, akılda kalıcı ve eğlenceli şarkılarla dolu yüzde yüz bir pop albümü elimizdeki.

Ses rengi ve söyleyiş tekniği itibariyle başından beri Sertab Erener’le kıyaslanan Burcu Güneş, bunun kendisine artı değil eksi puan getirdiğinin nihayet farkına varıp kulvar değiştirmiş. Bütün bir albüm boyunca sesinin rüştünü ispata çabalayan, istisnasız her şarkıda yüksek perdelerde dolaşırken dinleyiciyi yoran ve rahatsız eden bir tane starımız vardı ve zaten hepimize kafi idi. Bu albümde bunun ayırdına varmış, her şeyden önce şarkı söyleme tekniği açısından daha mütevazı ve kulağa hoş gelen bir stili tercih etmiş Burcu Güneş. Sadece bu bile albümü başından sonuna dek sıkılmadan dinlenebilir kılıyor. Üstüne bir de bir dinleyişte kulağa yer edecek şarkıların seçilmiş olması, her albüm için bir handikap olan, aranjörün kendini ispat çabasından uzak durulması, kısacası her taşın yerli yerine oturtulmuş olması da albümü taçlandırmış. Erol Köse’nin ilk kez Hande Yener albümünde denediği dolgu şarkı kullanmaksızın CD üzerinde maksimum çalma süresi taktiği bu defa Burcu Güneş albümü için denenmiş. Tam 15 şarkı ve bir "remiks"le, 16 şarkı boyunca, bir saati aşkın süren bir albüm bu.

Albümdeki şarkıların hemen hepsinin bütün bir yaz boyu, bütün sahillerde, eğlence yerlerinde yankılanacağını söylemek kehanet olmaz. Özellikle albümün açılışında yer alan ilk üç şarkı “Ay Şahit”, “Sınıfta Kal” ve “Yakışır” buna aday. Hemen peşi sıra gelen ve albümdeki birkaç düşük tempolu şarkıdan biri olan “Uyan” ise Sertab Erener’in “Vur Yüreğim” ve “Aşk” adlı şarkılarının bir karışımı gibi. Bu yakınlarda dördüncü albümünü piyasaya çıkarmasına rağmen, bir türlü başarılı bir çıkış yakalamayan Mert Ekren, Mustafa Sandal’a çok yakın duran stilini “Sahilden” adlı şarkıda da devam ettiriyor. Santana üslubunda düzenlenen şarkı, albümün sonunda R&B tarzıyla “remiks”lenmiş.

Son günlerin gözde ismi Nazan Öncel, bu albümde de iki şarkıyla karşımıza çıkıyor. “Distortion” ve “Ne Olacak” adlı şarkılar, bildik Nazan Öncel esprisini barındıran, dinleyene keyif veren ve albüme değer katan çalışmalar. Beste fabrikatörleri Fettah Can ve Alper Narman’dan da iki şarkı alınmış. Başka bir albümde kolaylıkla “A1” olabilecek her iki şarkı da bu albümde fazla ön plana çıkmıyor. Bunda şarkıların o çok alışageldiğimiz “techo” ritminde düzenlenmemiş olmalarının da payı var kuşkusuz. Kartonette Burcu Güneş bestesi olarak gözüken ama dinlerken “Ben bunu daha önce duydum,” dedirten “Çarpar” ve “Alışmak”, nispeten vasat besteler olarak kalırken, Aysel Gürel sözleriyle dikkat çeken “Coğrafya” ve yine doksanların çizgisinde seyretmesine rağmen dinleyeni etkileyen “Uzağına Düştüm” beğeni topluyor.

Albümde artık adet olduğu üzere iki de “cover” yapılmış. Yetmişli yılların unutulmaz hit şarkılarından biri olan “Kanım Kaynadı Sana” ve Yıldırım Gürses’in dillere marş olmuş “Son Mektup”u, Burcu Güneş yorumu ve dans versiyonlarıyla çıkıyor karşımıza. Her iki şarkı da deforme edilmeden ama yeni bir şey de katılmadan düzenlenmiş. Albüm kartonetinde hem Yıldırım Gürses’e hem de “Kanım Kaynadı Sana”yı bize ilk sevdiren Gülistan Okan’a saygı cümlelerinin ihmal edilmemiş olması da alkışı hak ediyor.


Başından sonuna dek hiçbir şarkıyı atlamadan, her şarkıyı eğlenerek ve keyif alarak dinleyebileceğiniz bir albüm yaratılmış. Burcu Güneş, son derece temiz bir teknikle söylediği şarkılarda sadece yorumcu olarak değil, besteci olarak da varlık gösteriyor albüm boyunca. Yepyeni bir isim, Tufan Taş da düzenlemelerdeki başarısıyla umut vaat ediyor. Güneş’in artık Seda Sayan ve benzerlerinin alameti farikası haline gelen uzun sarı röfleli saçlarını değiştirmiş olması da şarkıcının imajı açısından artı puan olmuş. Bu meyanda albümün kapak resimleri ve tasarımı da son derece göz alıcı.



Kimileri böylesi albümlerin kısa vadede popüler olmakla birlikte uzun vadede kalıcı olamayacağını iddia eder hep. Bunu doğru bulmadığımı söylemeliyim. Öyle olsaydı “Bim Bam Bom”u, “Delisin”i, “Bu Ne Dünya Kardeşim”i bugün kimse hatırlamıyor olurdu.

Burcu Güneş’in “Ay Şahit” adını taşıyan bu albümü de zaman içerisinde pop müzik tarihinin unutulmazlarından biri olacak. Popüler müzikte bilen bilmeyen herkesin yersiz arayışlar, sentezler, buluşlar peşinde koştuğu bir dönemde, hiç kendini zora sokmadan, pop müziğin en çok neye hizmet ettiğini bilerek ve yolunu çok doğru çizerek böylesi bir albümü ortaya çıkaran herkesi tebrik etmek gerek.

HAZİRAN 2004

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder