Bu Blogda Ara

4 Ocak 2011 Salı

Gülay - "Adı Yok"



Albüm kariyerine pop müzik söyleyerek başlayan Gülay, daha ilk iki albümünde farklı bir kulvarda yol alacağının sinyallerini vermişti. Ne var ki sonrasında yaptığı her iki albümde de türkü söylemeyi tercih etti. Türkülere getirdiği kişilikli yorum kadar başarılı televizyon programlarıyla da bu alanda hatırı sayılır bir isim yapan Gülay, beşinci albümünde tekrar popa dönmüş görünüyor. Popüler müzik tarihinden özenle seçilmiş şarkılar bir kaç yeni şarkıyla bir araya getirilmiş ve ortaya başından sonuna dek su gibi akıp giden bir albüm çıkmış.

Albümde özellikle ustalıklı düzenlemeler ön plana çıkıyor. Kimi şarkılara oya gibi işlenmiş caz akorları, Gülay’ın bana hep Amelia Rodrigues’i hatırlatan baharatlı sesi ve akustik enstrümanların getirdiği lezzet albümü bugünlerde çok moda olan “cover” çalışmalarından çok farklı bir yere koyuyor. Rahatlıkla yurt dışına da pazarlanabilecek bir etnik müzik albümü aslında bu. Gülay vardığı noktada artık bu tarzın üzerine gitmeli ve böylesi çalışmalara imza atmalı.

Sadece barlarda çalınsın diye yapılmış kalp atışı ritimli şarkılardan, laf olsun beri gelsin diye devşirilmiş arkaik şarkı sözlerinden kulaklarımızın fena halde yorulduğu, yüreğimize dokunan sözleri ve sesleri neredeyse mumlar arar hal geldiğimiz asri zamanda bıkmadan usanmadan, defalarca dinlenebilecek bu albüme ter dökmüş herkesi tebrik ediyor, alkışlıyorum.

OCAK 2005

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder