Bu Blogda Ara

16 Mayıs 2011 Pazartesi

Ebru Gündeş - "Beyaz"

EBRU'NUN "GÖZYAŞI SORUNU"

Bugüne kadar kendi janrında hep eli yüzü düzgün albümlere imza atmış, her albümden birkaç "hit" birden çıkarmayı başarmış Ebru Gündeş'in son albümü "Evet" 2008 yılında piyasaya çıkmıştı. Gündeş'in üç yıllık bir aradan sonra kaydettiği yeni albümü "Beyaz" geçtiğimiz günlerde Emre Plak etiketiyle yayınlandı.


Gerçi Ebru Gündeş "Eleştirmenler de kim oluyor? Asıl kararı halk verir. Eleştirmenler çok biliyorlarsa, kendileri daha iyisini yapsınlar," mealinde cümleler sarf etmesiyle sabıkalıdır ama yine de albümü birkaç kez üst üste dinledikten sonra, iki kelam etmekten kendimi alamadım. Kendisi önemsemese de, belki yolundan gidenler önemser.

Öncelikle söylemeliyim ki, gel zaman git zaman her alaturka ve arabesk şarkıcısının yakalandığı hastalığa Ebru Gündeş'in yakalanmasına da ramak kalmış gibi gözüküyor. Şarkının ritmini aksatmak pahasına her kelimesini macunlama gayreti, "hançeremin gücüne bakın" gösterişinde bir paralanma hali... Asıl nota diziminin etrafında serbestçe dolaşıp, anlamsız bir yerlere giden melodiyi yerine geri getirmek için gösterilen fazladan çabanın (ki bunu hakkıyla yapan bir isim söyle deseniz, her şeye rağmen İbrahim Tatlıses derim) dinleyene bir maharetten çok bir abartı hissi vermesi...

Evet Gündeş başından beri bir radyo sanatçısı sadeliğinde şarkı söylemedi. Kendi tarzı içinde kabul edilebilir dozda bir Muazzez Abacı abartısı hep vardı. Hatta ilk tanındığı günlerde, küçücük yaşına rağmen bu tavra sahip olmasının özellikle dikkat çektiği, hoşa gittiği de bir gerçek. Ancak bunu "yorum yapıyorum" mazeretiyle kabartıp köpürtmek her zaman, her kulakta güzel tınlamıyor.


Sonrası ve aslında daha önemlisi de şarkı seçimi. Albümün müzik direktörlüğünü yapan Taşkın Sabah'a ve bizzat Gündeş'e şunu hatırlatmak isterim; bu şarkılar, bu şarkı dizimi, bu düzenlemeler ve bu albüm konsepti doksanlarda kaldı. Üstelik Ebru Gündeş doksanlarda bu albümlerin en âlâlarını yaptı!

Bir kere Ebru Gündeş gibi bir sesi, dar alanda kısa paslaşan Serdar Ortaç şarkılarına harcamak niyedir? Son dönemde sektörde (dinleyici nezdinde değil asla) popüler olduğu için, evet sadece bunun için Sinan Akçıl'dan alınan bestelerin Gündeş'e yakıştığı söylenebilir mi? "Doktorların yorumuyla ben gözyaşı sorunuma son verdim," cümlesi gerçek mi, yoksa kötü bir şaka mı?


Ve dahi Ersay Üner'in çok klişe, çok sıradan iki şarkısı da yine sadece ve sadece popüler bir besteci olduğu için mi bu albümde? Benzeri bir çok soru daha sorulabilir ama daha fazla beğenmezsem şayet, daha iyisini yapmak zorunluluğum doğabilir diye üstelemiyorum.

Albümde iyi şeyler yok mu? Elbette var. Sezen Aksu şarkıları çok yakışıyor Ebru Gündeş'in sesine mesela. O da bunu bildiği için her albümünde bir iki Sezen "cover"ı yapıyor. Bu albümde de zamanında ilk kez Sertab'ın söylediği, ardından Hülya Avşar tarafından yeniden söylenmiş "Aldırma Deli Gönlüm" ve ilk kez Aşkın Nur Yengi'nin söylediği, ardından Müşerref Akay ve Atilla Kaya tarafından söylenmiş "Yazık", Ebru Gündeş'in sesinde yeniden hayat bulmuş. "Aldırma Deli Gönlüm"ün ele mendil alıp halay çekme coşkusu yaratan düzenlemesine, "Yazık"ın ağda kıvamlı yorumuna rağmen, albümde nispeten dinleyebildiğim şarkılar bunlar.

Yanı sıra yine bir "cover" olan ve ilk kez 2001 yılında Nükhet Duru tarafından seslendirilen "Hiçbir Zaman" da orijinali seksenlerden çıkıp gelmiş bir İtalyan şarkısı olmasına rağmen ("Comme Vorrei" - Ricchi e Poveri), enteresan bir bileşimle Ebru Gündeş çizgisine çekilebilmiş, sahici durmuş şarkılardan biri olarak benim sevdiklerim arasında (ki bir Nükhet Duru şarkısına göstereceğim tolerans payımı tamamen göz ardı ederek söylüyorum bunu).


Albümün en iyilerinin ise üç Gökhan Tepe bestesi olduğunu söyleyebilmek mümkün; "Beyaz", "Severek Öleceğim" ve "Vatan". Özellikle ilk ikisi, şarkı sözleriyle de dikkat çeken şarkılar. Bir radyo ve televizyon programcı ve sunucusu olarak tanınan Şebnem Sungur'un şarkı sözü yazarı olarak imza attığı bu iki şarkıdaki zarif, etkileyici ve naif cümleleri albümün sıradanlığı içerisinde ilk dinleyişte fark ediliyor. Sungur'un söz yazarlığı ile Gökhan Tepe'nin besteciliği doğru kimyayı yakalamış görünüyor. 

Sözlerini Ayla Çelik'in yazdığı bir diğer Gökhan Tepe bestesi "Vatan" ise albümün "hit" olmaya aday şarkısı. Albümde bir Ebru Gündeş şarkısı tadını veren asıl şarkı da bu zaten.

Albümün en güzel tarafı ise kapak resimleri. Ayten Alpün imzalı fotoğraflarda Ebru Gündeş bugüne dek hiç olmadığı kadar kendi yaşında gözüküyor. Hem çok sade, hem de çok gösterişli ama en çok da güzel.


Zaman zaman araya girmek isteyenler olduysa da Ebru Gündeş ve Sibel Can'ın fantazi müzik tabir edilen arabesk-pop-alaturka çizgisinde yıllardır iki köşe başını tuttuğu ve kimselere bırakmadığı bir gerçek. İkisinin de çok seveni, dinleyeni var. Tarzları ve üslupları tamamen farklı olsa da, aynı kategoride başa güreşiyorlar, orası bir gerçek. 




Sibel Can'ın albümü henüz çıkmamış olsa da, Ebru Gündeş 2011 yılını bu albümle geçirecekse şayet, şimdiden 1-0 mağlup göründüğünü söylemek mümkün. Bekleyip göreceğiz. Bakalım yanılan ben mi olacağım?

NİSAN 2011

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder