Bu Blogda Ara

15 Ağustos 2011 Pazartesi

Eren Sandal – “Rüzgar”



Eren Sandal’ın yayımlanmış ilk bestesi olan “Sev Beni”, ENBE Orkestrası’nın “Kalbim” albümünde dikkat çeken şarkılardan biri olmuştu. Bu kadar genç bir şarkıcının bu kadar genç işi bir şarkıyı Ajda Pekkan’la düet söylüyor olması işi zaten baştan dikkat çekici yapıyordu. Kaldı ki Eren Sandal, bu albüm yayımlanmadan önceki aylarda da, aynı şarkıyı Ajda konserlerinde, Ajda’nın sahnesinde, Ajda ile birlikte söyleyerek zemini hazırlamıştı. Daha doğrusu elbette o değil de, bağlı bulunduğu müzik firması DMC hazırlamıştı.


Ajda’nın albümüne girmesi planlanan “Sev Beni”nin bekletilmeksizin ENBE Orkestrası albümüne (ENBE ile hiç ilgisi olmadığı halde) konulması boşuna değildi. Bir yıldızın doğuşunu ne kadar çok kişi görürse, o kadar kardı.

Nitekim bu tanıtım taktiği işe yaradı. Ben dahil bir çok kişi, Eren Sandal’ın imza attığı ikinci bir işi merakla beklemeye koyuldu. İlk Eren Sandal “single”ı “Rüzgar”, tam da o günlerde yayımlandı.


Hakkında çok şey bilinmese de, ışığı uzaktan hissedilebilen Eren Sandal’ın “Rüzgar”ı, üzülerek söylüyorum ki bende hayal kırıklığı yarattı.

Bunun bir değil, birden fazla nedeni var. Öncelikle Sandal’ın vokal tekniği. Özellikle şarkının A bölümlerinde söyleyen Eren Sandal mı, Yusuf Güney mi anlamak mümkün değil. Hani yurt dışında doğmuş büyümüş, bundandır ki haklı olarak Türkçeye çok hakim olamamış bir nesil var ya… Hani bunu şarkı söyledikleri zaman da çok hissettiriyorlar ya… İşte tam da öyle olmuş Eren Sandal’ın bu şarkıdaki diksiyonu. Üzerine zenci gırtlağı öykünmesi de ilave edilince büsbütün fena geliyor kulağa.

Şarkının nakarat kısımlarında ise solistin sesi hem geride kalmış, hem de vokallerle iyice dağılmış. Öyle ki sözleri ancak birkaç kez dikkatle dinledikten sonra anlayabiliyorsunuz.


Eren Sandal’ın her ne kadar yarıda bırakmış olsa da, en azından kısmen aldığı bir opera eğitimi var. Üstelik yurt dışında doğup büyümemiş, yani Türkçesine hakim olamaması için de bir neden yok. Bu yüzden Yusuf Güney’de belki mazur görülebilecek (belki dedim yalnız) bu hatalar, onda göze (ya da kulağa) batıyor.


Buna karşın “Rüzgar” çok etkileyici, çok vurucu bir şarkı. Büyük bir “hit”mi? Hayır. Huzurlu, sakin, bir “rüzgar”dan çok üşütmeyen ama ürperten sıcak mı soğuk mu anlaşılmaz bir esinti gibi. İlkbaharda da sonbaharda da yerini bulabilecek, hem aşka, hem ayrılığa eşlik edebilecek bir şarkı. Çok da güzel düzenlenmiş, çalınmış. Ama bir tek kusuru var. Nakarat melodisi fena halde Sezen Aksu’nun “Biliyorsun” adlı şarkısının nakaratını çağrıştırıyor. Ve bu talihsiz benzerlik, ister istemez keyif kaçırıyor.

Bu tek şarkılık hayal kırıklığını albümün unutturacağı beklentisindeyim yine de. Bekleyip, hep birlikte göreceğiz.

HAZİRAN 2011



Hiç yorum yok:

Yorum Gönder