Bu Blogda Ara

10 Temmuz 2013 Çarşamba

Rashit - "İnsan Neslinin Sonu"

(27 Mayıs 2013 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)


Oğuz Taktak, Tolga Özbey, Bülent Kabaş, Levent Özer ve Orkun Tunç’tan kurulu Rashit en son 2010 yılında “Dinozor” adlı mini albüm ile karşımıza çıkmıştı. Bundan tam 20 yıl önce kurulan; yani neresinden baksanız memleketin en uzun ömürlü “punk-rock” grubu olan Rashit’in, “İnsan Neslinin Sonu” adı verilmiş yeni albümü geçtiğimiz günlerde Ada Müzik etiketiyle yayımlandı.


Rashit, bilinen “punk-rock” klişeleri üzerinden yürüyerek çıktığı yolda, şarkı sözlerini ülke güncel müziğinin lügatine hiç girmemiş kelimeler ve el değmemiş mevzularla bezerken, müzikal anlamda da yükselen bir ivme yakaladı yıllar içerisinde. Müziğini ve sözünü, hayata bakışının, politik duruşunun ve düşünüşünün içinden geçirerek sunmak/söylemek her babayiğidin harcı değil. Hem inandırıcı, hem istikrarlı olmanız beklenir sizden çünkü. Rashit bunu başarabilen sayılı gruptan biri. “Bir televizyon kanalına sinirlenip giydirelim,  bir de Kenan Evren’den Pinochet çıkarırız; olur sana politik sos” mantığında bir omurgasız muhalefet, ilhamını Cihangir sohbetlerinden alan hesaplı nokta vuruşları değil bahsettiğim; bütün bütüne okuyana/kulak verene ve tabii ki anlayana başka türlü düşünme, bakma, görme pratiği yaşatan, algı değiştiren, sınır geçiren cümleler üzerinden örneklenmiş farklı bir yaşam biçimi.

Sadece bu nedenle bile çok daha fazla sayıda insanın kulak kesilmesi gereken bir grup olan Rashit’in yıllardır alternatif başlığı altında kalıyor ve kendi kemik kitlesine hitap ediyor olması hep adaletsiz geliyordu bana. Hele ki “rock” müzik bu kadar ana akıma çekilmiş iken. Neyse ki bu albümde başka bir şey olmuş. “İnsan Neslinin Sonu”, bir yarısında başka bir dinleyici kitlesini de yakalayabilecek şarkılar barındırıyor.


Mesela Nazan Öncel düeti “Kancalar” böyle bir şarkı. 70’lerin popüler televizyon dizilerinden Kaygısızlar’ın (The Persuaders) John Barry imzalı tema müziğinden Tolga Özbey’in yazdığı sözlerle, bambaşka bir şarkı çıkarmış Rashit. 60’lardan “In Your Green Eyes”ın Türkçe versiyonu “İki Gölge” ise Göksel-Rashit düetiyle bir 2010’lu yıllar aranjmanına dönüşmüş ki, bu şarkı da alışageldiğimiz Rashit müziğinin çok dışında aslına bakarsanız. Yine 60’lardan Love’ın “Alone Again Or” adlı şarkısı ise bugün yazılmış sözleriyle albümün Rashit usulü aranjmanı olmuş. Bir de albümün açılışında karşımıza çıkan ve orijinali bir Göktürk ezgisi olan “Nogay Marşı”nın Rashit versiyonu “Hep Yokluğa” var. Bu şarkıların her biri belki sadık Rashit dinleyicilerine ilk dinleyişte “N’oluyoruz?” dedirtecek şarkılar ama enteresan bir biçimde bir yandan Rashit müziğini daha popüler olmaya yaklaştırırken, bir yandan da albümün bütünü içerisinde eğreti durmuyor, yer buluyorlar. Kendi adıma yadırgamadığımı, hatta sevdiğimi söylemeliyim.


“Kişisel Cehennemim”, “Büyük Yarış”, “Savaş Boyaları” gibi şarkılarda Rashit’in yaşadığımız hayatlara ve dünya üzerinde olup bitene baktığı yerden siz de bakıyor, zihninizi açıyorsunuz. Öğretilmiş utanma duygusunun insanı sakat bırakan yanlarını sorgulayan “Gecenin Günahı Yok” ve “Çıplak Görüşme”, adeta birbirini tamamlayan şarkılar. Bir de “Lunatik Sanrılar” var ki, satır satır okumalık/dinlemelik, hatta etüt etmelik. Bu arada albüme adını veren şarkının, albümün sonuna “hidden track” olarak yerleştirildiğini de söyleyeyim.



Albüm kapağındaki kafatası röntgeni esprisini albümünü daha önce çıkaran Bedük kullandı ve haliyle espri bozuldu. Bundan mıdır bilinmez, bundan önceki albümlerinde hep çok yaratıcı tasarımlar sunmuş Rashit’in bu albüm kapağı pek sıra işi olmuş. Mazruf durumu kurtarıyor, o ayrı.

MAYIS 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder