Bu Blogda Ara

20 Ağustos 2013 Salı

Doğa - "İsyanım Budur"


(15 Temmuz 2013 tarihinde Milliyet Sanat Dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

2008 yılında yayımlanan “Doa” adlı ilk albümüyle tanımıştık Doğa’yı. “Rap” söylüyordu, “playback değil bu gerçek ses” diyor, hatta bunu derken Ceza da ona eşlik ediyordu. 2009 yılında ise “Yallah” adlı şarkısıyla başka bir görünüm ve tarzla karşımıza çıktı. Sonrasında uzun süre sesi soluğu duyulmadı. Doğa’nın yeni albümü “İsyanım Budur” geçtiğimiz günlerde Run Ltd. ve DMC ortaklığıyla piyasaya sürüldü.


“İsyanım Budur”, ilk dinleyişte şaşırtan, “yeni bir şey bu” dedirten, yani son zamanlarda öyle çok sık karşımıza çıkmayan albümlerden. İçinde çok eskiden beri bildiğimiz arabesk/pop/aranjman şarkılar da var, ilk kez duyduğumuz yeni şarkılar da. Albümü dinlemeye başlamadan önce kartoneti incelediğinizde, bir Nazan Öncel şarkısı ile bir Bergen şarkısının, Bir Selda Bağcan şarkısı ile bir Mirkelam şarkısının yan yana getirilmiş olması pek akıl kârı gözükmüyor. Dinlemeye başladığınızda ise fikriniz tamamen değişiyor. Çünkü bahis konusu şarkıların hiçbiri bir “cover” gibi çıkmıyor bu albümde karşınıza. Hepsi kendi başına birer Doğa şarkısı olmuş ve Doğa’nın kendi yazdığı şarkılarla el ele vermiş gibi.


Bu işin sırrı ise Doğa’nın her şarkıyı kendine ait kılan şarkı söyleme stili ile Orkun Tunç, Özgür Buldum, Metehan Köseoğlu, Gökay Süngü, Cihan Barış, Alişan Göksu ve Yves Jongen imzalarını taşıyan düzenlemelerin başarısında yatıyor. Türkçe albümlerde hemen hiç karşılaşmadığımız bir mantıkla çalışılmış bu albümde; her bir şarkı, tek başına bir prodüksiyon gibi değerlendirilmiş ki olması gereken, yurt dışında bin yıldır yapılan budur. Böyle olunca da, her biri birer tekli olarak da yayımlanabilecek bir albüm dolusu şarkı, bir müzikal bütünlüğü de muhafaza ederek bir araya getirilmiş gibi görünüyor. Albümün enerjisi başından sonuna hiç düşmüyor; hatta şarkı sıralaması bile hangi şarkının daha hit olduğu konusunda ipucu vermez hale geliyor.


‘70’lerden “Ah O Günler”le çıkıyoruz yola, sonra ‘90’lardan “Bana Özel”e uğruyoruz. ‘80’lerin arabesk/taverna klasiklerinden “İşte Bu Bizim Hikayemiz”, yine aynı dönemde Bergen’den dinlediğimiz bir acılı arabesk, “Zamanı Geldi” ve pek az bilinen ama bilenlerin çok sevdiği bir Efkâriye şarkısı “Alışırsın Güzelim”… Derken 2000’lerden bir Mirkelam esintisi, “Ararım” ve yakın tarihli, ‘internet fenomeni’ bir şarkı: Söz ve müziği Haydar Yılmaz’a ait “Kangren”… Hepsi çok doğru seçilmiş, çok iyi düzenlenmiş, çok iyi söylenmiş şarkılar… Ama bu kadarla da kalmıyor. Söz ve müziği Doğa imzası taşıyan “Soranlar Oldu” ve “Azala Azala” ile sözleri Oğuzhan Akay, bestesi Doğa’ya ait “İsyan” da albümün yeni şarkıları. Ve bir de yine bir Doğa bestesi olup sözleri müzik yazarı Naim Dilmener tarafından yazılan “Bilmedim” var. Bunca yıldır müzik üzerine kalem oynatan dil cambazı Dilmener ustayı şarkı sözü yazarı kimliğiyle görmek, meraklısı için albümün en can alıcı sürprizlerinden biri.


Doğrusu, şarkılardan özellikle bir ya da birkaçına vurgu yapmakta zorlandım bu kez. Yukarıda bunun sebebini yazdım zaten. Ama eskiden beri sevdiğim “Ah O Günler”in, “İşte Bu Bizim Hikayemiz”in ve “Alışırsın Güzelim”in bu hallerine bayıldığımı, “Kangren”i ticari açıdan daha dikkat çekici bulduğumu, müzikal değeri bakımından ise “Azala Azala”nın albümün bütününde bir adım öne çıktığını söyleyebilirim. Ha bir de “Ah O Günler” ve “Bilmedim” için yapılan “remix”ler olmasa da olurmuş diye düşündüm. Doğa’nın R&B ve “blues” çizgisindeki vokal tekniği nedeniyle yer yer Türkçe vurgularının aksaması ise göze/kulağa batan tek kusur gibi.


Bu projeye çok inanıp güvenerek, başından sonuna her safhasında emek veren Süheyl Atay’ı, nefis fotoğrafları için Dilan Bozyel’i ve kapak tasarımını yapan Arda Aktaş’ı da tebrik etmeden geçmemek lazım. Özen gösterilmiş her iş, her dokunuş mutlaka kendini belli ediyor, gösteriyor. 2013 yılının ilk altı ayında yayımlanmış en iyi pop albümlerden biri bu. Kulak vermek lâzım.       

TEMMUZ 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder