Bu Blogda Ara

20 Ağustos 2013 Salı

Matmazel - "Aşkperest"


Ve bir başka doksanlar “hit”i de “rock” müziğin iki bin onlu yıllarına Matmazel marifetiyle transfer oldu. Yıldız Tilbe’nin 1996 çıkışlı üçüncü albümüne adını veren “Aşkperest”, 2013 yılında Matmazel tarafından seslendirilerek, Lila Records etiketiyle dijital platformlarda satışa sunuldu.


Matmazel, adının çağrıştırdığının aksine bir ya da birkaç hatun kişiden değil, dört erkekten oluşan bir “rock” grubu (bu tezat nedeniyle grubun adının akılda kolay kaldığını söylüyorlar.) Erhan Ünal, Orçun Oktaygil, Altuğ Tanaltay ve Emre Çakır’dan kurulu Matmazel, 2003 yılından bu yana bir konser grubu olarak sahneye çıkmasına karşın, ilk albümünü 2011 yılında yayımlamıştı. “Ne Dersin?” adı verilmiş ilk albümle sahnede onları dinlemiş ve sevmişler kadar, farklı kitlelerin de ilgisini çeken grubu ben hiç sahnede izlemedim ama yazılan yorumlara bakılırsa Lady Gaga’dan, Muse’a, geniş bir repertuarları ve eğlenceli bir sahneleri olduğunu konusunda neredeyse herkes hemfikir. Nitekim bu durum, kendi yazdıkları şarkılardan oluşan ilk albümlerinde de hissediliyordu. “Rock” ana başlığında farklı türler arasında gezinen bir müzikal anlayışı vardı grubun ve şarkıların tamamında (ve vokalde) hissedilen pozitif enerji, Matmazel’i iki bin onlu yılların yaygın “ağlak rock” eğilimi içerisinde ister istemez farklı ve ilgi çekici kılıyordu.


Nicedir müziğini kadar tavrını ve tarzını da iyiden iyiye arabeske vurmuş Yıldız Tilbe’nin en iyi ve en pop albümü olan “Aşkperest”in, orijinal versiyonu ile de “rock”a yakın duran aynı adlı şarkısı, Matmazel’in üzerine tabiri caizse cuk oturmuş. Ne bir eksik, ne bir fazla… Tam tadında, tam dozunda bir “cover”, şarkıyı da, dinleyeni de yormayan, orijinaline de ihanet etmeyen iyi bir düzenleme ve icra… E daha ne olsun?..


Teklide ayrıca grubun ilk albümüne adını veren “Ne Dersin?”in yeni düzenlemesi de var. Yetmişler disko müziğinin etkisindeki enerjisi yüksek bu düzenlemeyle şarkı “rock”tan ziyade pop sularından ses veriyor gibi.


Bu arada teklinin kapak tasarımında şahane bir illüstrasyon var ama kahrolsun “bağzı” dijital tekliler ve onların elle tutamadığımız kartonetleri ki, internette ne kadar aradıysam da bu tasarımı kimin yaptığını bulamadım. (Müzik yazarının kendine notu: Demek ki neymiş; her gelen basın bültenini doğrudan çöpe göndermemek gerekiyormuş çünkü hâlâ albüm bilgilerini internet sitelerinde, sosyal medya hesaplarında nedense paylaşmayan gruplar/şarkıcılar varmış.)

TEMMUZ 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder