Bu Blogda Ara

21 Ekim 2013 Pazartesi

Sedat Yeğin - "Yeni Baştan"


(16 Eylül 2013 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Tarkan neredeyse yirmi yıldır Türk pop müziğinde yeni yetme erkek şarkıcıların hem müzik tarzlarına, hem şarkı söyleme biçimlerine hem de görselliklerine damgasını vuruyor. Tıpkı bir zamanlar (ve hatta hâlâ) Erol Büyükburç’un, Ajda Pekkan’ın, Sezen Aksu’nun yarattığı türden, kolay kolay etkisi azalmayacak bir çekim alanı bu. Nitekim son yıllarda sayıları giderek artan erkek pop şarkıcıları arasında Tarkan’dan etkilenmeyen yok gibi.


Belki bu kadar kolay yoldan yaftalamak haksızlık olacak ama Sedat Yeğin’i de bu kategorinin dışında tutmak pek mümkün görünmüyor. İzmir’de konservatuar eğitimi aldıktan sonra sahne çalışmaları yapmaya başlayan ve üç şarkıdan oluşan ilk teklisiyle 2011 yılında dinleyici karşısına çıkan Sedat Yeğin’in geçtiğimiz günlerde Star Odası Prodüksiyon etiketiyle yayımlanan yeni çalışması “Yeni Baştan” adını taşıyor.


“Yeni Baştan”, dört şarkı ve bir “remix”ten oluşan bir mini albüm. Albümdeki bir şarkı ise ilk teklinin ses getiren şarkısı “İncir”in akustik versiyonu. Sözleri İskender Kuleçki, bestesi Orçun Karamuk imzası taşıyan bu şarkı Türk pop standartları içerisinde değerlendirildiğinde özellikle sözleriyle bir adım öne çıkmış, ancak ilk teklinin yeterince duyurulamaması nedeniyle bir parça da gölgede kalmıştı. Yeğin şarkıyı ikinci kez dolaşıma sokmak istemiş olmalı. Hüseyin Çebişçi tarafından yapılan bu akustik düzenleme, son dönemde yaygınlaşan Türkçe popta akustik icra furyasını tam kalbinden vuruyor.  


Yine aynı kulvardan ilerleyen “Yeni Baştan” ise bu albümün en büyük kozu. Söz ve müziği Saygın Akbudak’a ait bu şarkı, özellikle popta Gökhan Türkmen – Gökhan Tepe çizgisini sevenlerin es geçemeyeceği bir şarkı. Ben kendi adıma, nicedir bu tür şarkılardan sıkıldığımı itiraf etmeliyim ama hâlâ seveni çok; bunu da inkâr etmiyorum.

Faruk K. İmzalı “Eyvallah” ve söz-müzik ve düzenlemesi Can Tosun tarafından yapılan “Vizyon” ise albümün hareketli şarkıları. Bu şarkılar ise daha ziyade Demet Akalın sularından ses veriyor. Kulüpler ve plajlar için yazılmış ve düzenlenmiş, hem tempo tutup, hem de slogan atma, yeri gelmişken de (tam tabiri bu ne çare) “gider yapma” şarkıları. Bunu da sevenlerdenseniz, her iki şarkıyı da sevmemeniz için bir sebep yok.


Bütününde sesine hâkim, düzgün şarkı söyleyen bir şarkıcı dinliyoruz albüm boyunca ama yorumculuk açısından Sedat Yeğin’in biraz daha yol almaya ihtiyacı var gibi. Diklerde yer yer nazal seslere yakınlaşmaktansa başka ses aralıklarında, daha tok bir ton aramak daha iyi bir sonuç verebilir. Zira “Yeni Baştan” şarkısında solist olarak kulağa daha etkili gelmesi tamamen bu yüzden. Sahnede kulağınıza şahane gelen, izleyiciye de alabildiğine coşku veren dik perdeler, stüdyoda aynı derecede parlak tınlamayabiliyor. Bir şarkıcı stüdyoda, sahne tekniğiyle şarkı söylememeli.

Müzik piyasasının yeni isimlere neredeyse hiç destek vermediği, herkesin kendi yağıyla kavrulduğu bir zamanda işleri çok zor biliyorum ama bir erkek şarkıcı olarak Tarkan alt türevlerinden biri olabilmenin (Tarkan’a rakip olmaktan bahsetmiyorum) ötesine geçebilmek için ciddi bir fark yaratmak gerekiyor. Ben bu albümde hem müzikal anlayış hem de görsellik anlamında o ciddi farkı göremedim. Eli yüzü düzgün ama tamamen genel geçer pop çizgisinde dolanan, bu havalardan çoktan sıtkı sıyrılmışlara yeni bir şey vaat etmeyen bir albüm bu.    

EYLÜL 2013

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder