Bu Blogda Ara

19 Ocak 2014 Pazar

Burak Kut - "Sevginin Her Hali"


(3 Aralık 2013 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Bilenler bilir, bilmeyenlerse inanmakta zorluk çekebilir ama ‘90’lı yılların ilk yarısında bir “star”a dönüşen Tarkan’ın en büyük rakibi Burak Kut’tu. O günlerin bütün müzik dergilerinde ikisi yarıştırılır, Tarkan hayranlarıyla Burak Kut hayranları kıyasıya çekişirdi. 1995 yılında Burak Kut bebek yüzlü pop “star”lıktan asi çocukluğa, zamansız bir “rock” yıldızlığına “zıplamak” istedi ve ne olduysa ondan sonra oldu. Tarkan aldı yürüdü, Burak Kut popun birinci ligine veda etti.


Burak Kut örneğinde olduğu gibi, bazen şarkıcılık beceriniz ve sahip olduğunuz müzikal birikim de, bir pop yıldızı için ciddi bir avantaj olan ‘genç kızların rüyalarını süsleyecek’ fiziğiniz de sizi zirvede tutmaya yetmeyebiliyor. Kariyer planlaması, doğru hamleler atmak ve doğru stratejiler kurmak bu oyunun en önemli kuralı. Nitekim Burak Kut, ‘90’lardan sonra yakaladığı ikinci büyük çıkışının, yani 2007 yılında yayımlanan “Komple albümünün ardından yine bir yanlış hamle yaparak, 2009 yılında hemen hiç ses getirmeyen “İlaç” adlı albümünü piyasaya sürdü ve bir kez daha geride kaldı.


Bu kez dört şarkılık bir mini-albümle karşımızda Burak Kut. “Sevginin Her Hali” adını taşıyan bu albüm geçtiğimiz günlerde Pasaj Müzik etiketiyle yayımlandı. Albümdeki şarkıların dördünün de söz ve müzikleri Burak Kut’a ait. Kut’un prodüktörlüğünü de üstlendiği albümde üç şarkının düzenlemesi Lütfü Bayülken tarafından yapılmış, bir şarkı ise Lütfü Bayülken ve Tolga Sünter tarafından ortak düzenlenmiş.

Albüm piyasaya çıkmadan önce servis edilen ilk şarkı “Ver Allah” da gösteriyor ki Burak Kut bir kez daha eski şaşaalı “pop-star”lık günlerine geri dönme çabasında. Özellikle bu şarkı, ortalama Türk popunda eğlenceli, dile kolay gelen bir şarkı ne gerektiriyorsa onu karşılamak üzere yapılmış gibi. Üstelik hem sözleri, hem de müzikal yapısıyla Kenan Doğulu şarkılarının fazlasıyla yakınından da geçiyor. 


Albümün diğer hareketli şarkısı “Be Deli” ise adeta bir klişeler yumağı. “Daha ne, bahane, şahane” kafiyesi mi isterseniz, Demet Akalın şarkılarının kurgu ve öykü mantığı mı; ne ararsanız var.

Diğer iki şarkı yavaş ve her ikisi de Kut’un ‘romantik prens’ standartları etrafında dönüyor. Bu aralar bu tarzın pek prim yaptığı düşünülürse, her iki şarkının da ama özellikle “Hani”nin ticari şansı hareketli şarkılardan daha fazla olabilir.


Peki bu albüm sahiden Burak Kut’u şu an durduğu yerden bir basamak yukarı çıkarır mı? Şayet ‘90’larda “Benimle Oynama”dan sonra yapılmış ikinci albüm bu olsaydı, evet bu çok mümkündü. Ama bugünün Burak Kut’una bir artı getireceğini düşünmek iyimserlik olur. Belki “pop piyasasında ben hâlâ varım”ın altını çizmek adına, yani kariyerin sürdürebilirliği açısından faydalı olabilir ve bir sonra yapılacak çok daha güçlü bir çıkışa zemin hazırlar ama hepsi bu kadar gibi görünüyor şimdilik.



Zeynel Abidin Ağgül tarafından çekilen fotoğraflarda Burak Kut “bebeto” diye anıldığı günlerdeki görünümünün üzerine bir parça ciddiyet ve olgunluk koymuş gibi görünüyor. Oysa aynı şeyi albümdeki şarkılar için söylemek pek kolay değil. Yani daha renkli, daha genç işi bir görünüm de şaşırtıcı olmayabilirdi. Aynı şey Erman Yılmaz imzalı kartonet tasarımı için de söylenebilir.  

ARALIK 2013     

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder