Bu Blogda Ara

27 Mayıs 2014 Salı

Ayşe Özyılmazel - "Nefis"

Olmayınca olmuyor işte. Belki de fazla zorlamamak lazım.


Ayşe Özyılmazel babasının arkadaşı kontenjanından Hıncal Uluç torpili ile köşe yazarı yapıldığında “memlekette Bridget Jones eksiği vardı; iyi oldu” zorlamasıyla ite kaka kabullenmiş olsak bile, aynı Ayşe Özyılmazel’i “ne de olsa ülkenin gelmiş geçmiş en iyi erkek seslerinden birinin, Neco’nun kızı” avuntusuyla şarkıcı olarak kabullenmekte zorlanıyoruz. Kaldı ki ben 2009 çıkışlı ilk albümünü hiçbir şey değilse bile, eğlenceli bulmuşlardan ve hatta “Enerji” gibi bazı şarkılarını da (pop kafasıyla tabii) sevmişlerden biriyim. Ama hepsi bu…

Neresinden baksanız beş yıla yakın zaman geçti ama o günden bugüne “şarkıcı” Ayşe Özyılmazel bir adım ileri gitmedi. Hâlâ bir şarkıcı gibi değil, söylediği şarkıyla dalga geçen biri gibi şarkı söylüyor. Hal böyle olunca da zaten çok geniş olduğu söylenemeyecek ses aralığının sınırları dâhilinde söylediği en ciddi şarkı bile kulakta çocuksu bir heves duygusuyla tınlıyor. Yirmili yaşlarında olsa belki hoş görülecek bu durum otuzlu yaşlarının ortasında bir genç kadında (en azından bana) sempatik gelmiyor. Şarkılarının ne duygusu, ne inandırıcılığı var. Üstelik tek savunulacak tarafı olan eğlenceli olma hali bile ilk albümünden sonra uçup gitti. Geriye ne kalıyor? Onu, dinleyen ve sevenlere sormak lâzım.


Ayşe Özyılmazel’in geçtiğimiz günlerde DMC etiketiyle dijital platformlarda yayımlanan yeni teklisinin şarkısı “Nefis”, sözleri İsra Gülümser’e ait bir Amr Mostafa uyarlaması. Böylesi uçucu, hafif bir şarkının en azından akılda kalıcı olması beklenir ama o da değil maalesef. Bir kere dinleyip bir köşeye kaldırılacak ve bir daha hatırlanmayacaklardan. Meraklısına mani olmam; o ayrı.

NİSAN 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder