Bu Blogda Ara

25 Mayıs 2014 Pazar

Merve Çaloğlu - "Uzak Yollar"


(21 Nisan 2014 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Müziğe beş yaşında piyano çalarak başlayan Merve Çaloğlu, konservatuarda da piyano eğitimi almış. Sonrasında oyunculuk eğitimi de alarak tiyatro da ve televizyon dizilerinde oyunculuk da yapan Çaloğlu, ilk albümü “Gittin Ya”yı 2004 yılında piyasaya sürmüştü. Merve Çaloğlu’nun yeni albümü “Uzak Yollar”, geçtiğimiz günlerde 3 Adım Müzik etiketiyle müzik marketlerde ve dijital platformlarda satışa sunuldu.


Tıpkı ilk albümü gibi, bu ikinci albümünde de bütün şarkıları Merve Çaloğlu yazmış. Düzenlemeler ise Ulaş Önal tarafından yapılmış. Erdem Sökmen’den Aydın Karabulut’a, Nurhat Şensesli’den Cihan Okan’a, önemli müzisyenlerden oluşan bir kadro da albüme katkıda bulunmuş. Albümde sekiz şarkı ve iki de farklı versiyon var.

Her biri birbirinden farklı renkler içermesine karşın, bütünde aynı kalemden çıktığını hissettiren, kimliği ve kişiliği olan şarkılar bunlar. Bir şarkıdan caz geçiyor, diğerinde Latin esintileri duyuluyor, bir şarkıdaki alaturka efkâr bir diğerinde tangonun sokaklarından geçiyor. Ana tema elbette pop ama bu bildiğimiz gündelik, yapışkan ve uçucu pop değil. Belki kulağa daha zor yerleşecek ama daha uzun süre kalacak türden şarkılar vaat ediyor bu albüm.


Albümü ilk dinlediğimde kulağıma ilk takılan şarkı “Sarhoştur Geceler” oldu ki ikinci klip için seçilen bu şarkı, Merve’yi geniş kitlelere tanıtmak konusunda üstüne düşeni yapacak gibi gözüküyor. İlk klip şarkısı “Lades” ise Sezen Aksu’nun “İstanbul İstanbul Olalı” şarkısına göndermeleriyle dikkat çekiciydi. Balkan nefeslileri ve İspanyol gitarları, vokalleriyle çok sıcak bir kimya tutturan “Yollar Bağlar” ve dans ritmiyle (ve hem sözleri hem de melodisiyle bir parça Ajda şarkılarını anımsatan) “Beni Merak Etme”, yine işin pazarlama kısmında avantajlı şarkılar. Buna karşın albüme adını veren “Uzak Yollar” ve özellikle de “Gidelim Buralardan” (ki benim favorim) başka bir dinleyici kitlesi için gizli birer “hit” olabilir. “Bu Saatten Sonra” ise ‘80’li yıllar popunun izlerini taşıyan, farklı bir deneme. Albümde ayrıca “Uzak Yollar”ın kulüp versiyonu ile “Bu Saatten Sonra”nın akustik versiyonu da var. Özellikle ikincisi, bir şarkının düzenleme ile nasıl farklı hale getirebileceğinin çarpıcı bir örneği. 


Merve Çaloğlu çok net bir artikülasyon ve çok özenli bir diksiyonla ve her bir notayı doğru basarak şarkı söylüyor. Hani TRT denetimi yıllarında olsa idik, denetimden geçmeyen şarkısı olmazdı; o derece. Bu bir hata değil; aksine büyük bir artı belki ama biz söylediği şarkıyla kanla başla mücadele eden, hatta dövünen ve bu arada sesini de şarkıyı da ve dahi Türkçeyi de deforme etmekten kaçınmayan şarkıcılara daha fazla prim veriyoruz nicedir. Bu nedenle Çaloğlu’nun şarkıcı söyleme biçimi bir parça “eski” tınlıyor. Söz gelimi, tınısı çok farklı olsa da tekniği ile Ayla Dikmen, ses rengiyle de Bilgen Bengü’yü anımsattı bana. Dolayısıyla bugünün pop dinleyicisi için bu ayırt edici bir farklılık olmakla beraber belki Merve Çaloğlu için de bir risk. Bir işi doğru yapıyor olmanın risk içermesi de ayrıca tuhaf, o ayrı.

Müzikal zenginlik, temiz icralar ve iyi bir kayıt bazen parayla bile satın alınamayabiliyor. Çaloğlu çekirdekten müzisyen olmanın ve başta Ulaş Önal olmak üzere, iyi müzisyenlerle (ve dahi Arzu Alsan ve Çağlar Türkmen gibi ehil bir teknik ekiple) çalışmanın da verdiği avantajla bu şansı yakalamış ve her şeyden önce ortaya son derece özenli bir iş çıkarmış. Koray Kasap imzalı kapak ve kartonet fotoğrafları ise iddialı ve göz alıcı ve albüme görsel bir katkı sağlar nitelikte.

Gürültüsüz patırtısız, ezber edilmiş “sample”lar “loop”lar olmaksızın, enstrümanların gerçek seslerini duyabileceğiniz, iyi bir şarkıcıdan, iyi sözler ve melodiler dinleyebileceğiniz bir pop albümü “Uzak Yollar”. İşin özeti bu…     

NİSAN 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder