Bu Blogda Ara

25 Mayıs 2014 Pazar

Pera - "Giz"


(14 Nisan 2014 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Gökhan Mandır, Kaya Sevinç ve Hakan Ünalan’dan kurulu, Ankara kökenli bir grup olan Pera’nın ilk albümü için “Pera’nın müziğiyle girdiği kulvarda emsallerinden daha avantajlı bir başlangıç yaptığını söylenebilir” diye yazmışım. Müzik yazarları tahminlerinin genellikle dinleyicilerin ve müzik medyasının tercihleriyle ters düştüğü bir rivayet değil. Ne ki Pera için durum böyle olmadı. 2012 çıkışlı ilk albümü “Başka Bir Dünya”, kısıtlı imkânlarla hazırlanmış bir albüm olmasına rağmen grubun müziğine dikkat çekti ve Pera’nın o yıl ilk albümünü piyasaya çıkarmış birçok grup arasında öne çıkmasına neden oldu. Pera’nın ikinci albümü “Giz”, geçtiğimiz aylarda Dokuz Sekiz Müzik etiketiyle yayımlandı.


İlk albüme kıyasla çok daha profesyonel bir albüm bu. Hem müzikal hem de teknik anlamdaki bu gelişme belirgin bir şekilde fark ediliyor. Söz ve müziklerin tamamının (bir şarkının bestesinde Hakan Ünalan’la birlikte) Gökhan Mandır ‘ın yazdığı albümde düzenlemeler de grup elemanları tarafından yapılmış. Toplam on dört şarkı var ki bu sayı müzik piyasasının bugünkü koşulları için fazla bile sayılabilir. Bununla beraber grubun üretmek konusunda bir sıkıntısı olmadığı da ortada… Zira albümdeki on dört şarkının her biri kendi başına ayakta duran, birbirine sırtını yaslamayan şarkılar.


Pera’nın “rock” ve yer yer pop temalardan beslenen müzikal anlayışını bu albümde önceki albüme kıyasla daha orta sertlikte ama buna karşın emsali birçok grubun düştüğü kolaycılık tuzağına düşmeden, işi arabeske, alaturkaya sardırmadan, kendi içinde tutarlı bir çizgide sürdürdüğünü söylemek mümkün. Grubun en büyük artısı, çok melodik şarkılar yazmaları. Hafife alınmayacak kadar da iyi çalarak/icra ederek güçlendiriyorlar bu avantajlarını. Bu albümde de daha ilk dinleyişte kulağa yerleşen bir dolu şarkı var. İlk klip şarkısı olarak seçilen “Sensiz Ben”, albümün açılışında yer alan “Affet”, Toygar Işıklı’nın sesiyle misafir olduğu “Unut”, hemen ardından gelen “Bu Kalbim” ve “Kimseler” böylesi şarkılar mesela.

Albümde daha romantik ve yavaş/orta tempoda pop temelli şarkılar ile “rock” vurgusu ağır basan şarkılar dengeli bir biçimde dağılmış. İkinci grupta en dikkat çekici şarkı ise ters köşe şarkı sözleriyle “Kelebek”.


Bu noktada getirilebilecek tek eleştiri, bu kadar her biri tek başına iş yapabilecek şarkının bir arada servis edilmesi olabilir. Böylesi albümler uzun zamana yayılarak, her bir şarkıya klip çekilerek tanıtılmalı, duyurulmalı ama bu da içinde bulunduğumuz koşullarda pek kolay bir iş değil. Neyse ki Pera, şarkıları dizilerde kullanılan gözde gruplardan biri. Birçok Pera şarkısı popüler diziler sayesinde kendiliğinden kliplenmiş oldu. Gerçekçi olmak gerekirse, bir şarkının bir diziyle özdeşleşmesinin avantajları dezavantajlarından ağır bastığı sürece (ki öyle) buna itiraz etmek de mümkün değil.

Albüm kapağı ve kartoneti için Ertaç Altınöz tarafından yapılan illüstrasyonlar ilgi çekici. Doğrusu böylesi bir konsept tasarım müzik sektörünün genel geçer doğruları arasında değil ve bu bakımdan da farklı ve hatta cesur. Gönül isterdi ki kartonetteki illüstrasyon karakterler canlansın ve bir animasyon klibin oyuncularına dönüşsün ama bunun maliyetini kim, nasıl karşılar onu bilmiyorum tabii.

Henüz dinlemediyseniz, hâlâ geç değil. Dinleyip bir kenara koyduysanız, tekrar kulak kabartın. Dinleyip sevenlerdenseniz şayet, Pera’nın kendi kulvarında önümüzdeki yılların önemli gruplarından biri olacağına dair düşünceme illa ki katılıyorsunuzdur zaten.

NİSAN 2014


Hiç yorum yok:

Yorum Gönder