Bu Blogda Ara

18 Haziran 2014 Çarşamba

Eski Bando - "Renkli Şeyler"


(12 Mayıs 2014 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Eski Bando’yu ilk kez 2012 yılında jüri üyesi olduğum Battle of the Bands yarışması sayesinde tanımıştım. Elemeye gönderdikleri şarkıları dinleyip, haklarında biraz araştırma yapınca ve dahi finaldeki performanslarını izleyince (ki hakkıyla da birinci seçildiler) aslında çoktan profesyonel oldukları ve artık sahada adlarını duyurmak safhasında geldikleri çok net görünüyordu zaten. Ancak onlar yine de acele etmediler o yarışmadaki birincilikten hemen sonra değil, 2014 yılında ilk albümlerini piyasaya sürdüler. Eski Bando’nun “Renkli Şeyler” adını taşıyan bu ilk albümü, geçtiğimiz günlerde Kalan Müzik/ Z Müzik etiketiyle raflarda yerini aldı.


Eda Baba, Güney Marlen, Üner Demir, Şansal Aktaş, Volkan Coşar ve Cihan Kahvecioğlu’ndan kurulu Eski Bando, adı üzerinde, “eski” tadı, kokusu, havası olan bir müzik yapıyor. Aslına bakarsanız yıllardır konserlerinde de eski şarkılar söylüyorlarmış ama albümde bir tane bile “cover” yok; onun yerine dinleyenleri o eski şarkıların dünyasında gezindiren yeni şarkılar, kendi şarkıları var.

Albümdeki 10 şarkının tamamı grup üyelerinden Güney Marlen tarafından yazılmış. Marlen işin müzik prodüktörlüğü kısmını da üstlenmiş ve Ceyhun Soso Kaya, Seçkin Özmutlu ve Mustafa Yıldırım’ın da enstrüman desteğiyle tamamen akustik bir albüm ortaya çıkarılmış. Grubun ne yapmak istediğini gayet iyi bilerek bu işe koyulduğunu hissediyorsunuz dinlerken. Niyet ve hedef bu kadar belirgin olunca, bir de üzerine tecribe ve birikim konulunca taşlar yerine doğru oturuyor haliyle. Piyasaya ilk adımlarını atan bir çok yeni grubun en büyük eksiği bunlar oluyor oysa ve bu yüzden de işe peşinen mağlup başlıyorlar.


Eski Bando’nun müziği “eski”yi olduğu kadar “bando”yu da çağrıştırıyor. Albümde basbayağı bir şehir bandosuyla çalınabilecek tempo ve yürüyüşte şarkı sayısı birden fazla. Ama bundan ibaret de değil. Mesela “Sensizliğin Acısı Dudaklarımda”, bugünün güncel “pop-rock” şarkıları kulvarında da pekala yarışabilir. “Gidiyorum Ben” de öyle.

Eski Bando şarkılarının naif sözleri ve eğlenceli melodik yapıları, pop müziğin özellikle ’60 ve ‘70’li yıllarını bilenleri başka türlü mutlu edecektir. Mesela “Sarhoş Dünya”yı Tanju Okan’ın, “Gül Diyorlar”ı ‘60’ların Ajda Pekkan’ının, “Sen de Söyle”yi Nilüfer’in ya da ne bileyim Neco’nun sesinden duyar gibi oldum ben kendi adıma. Albümün adına da gönderme yapan ve özellikle “biz rengarengiz ama bu düzen çok renksiz” cümlesiyle tek başına grubun felsefesini özetleyen “Biz Rengarengiz”, pekala LGBT onur etkinliklerinin marşı olabilir.


Albümde bir tek “Merhaba”yı sevmedim galiba. İlk Türkçe sözlü pop şarkısı olaraka kabul ettiğimiz “Bak Bir Varmış Bir Yokmuş”u anımsatan “Merhaba”, albümün diğer şarkılarında gayet ustalıkla kurulmuş dün-bugün dengesinin dün tarafında ağır bastığı bir şarkı ve sanki teatralliğin de dozu bir miktar kaçmış gibi. Ama onu bir kenara koyarsak, başından sonuna dek bu albüm yeni değil belki ama, farklı bir öneri getiriyor müzik dünyasına. Tamamen “cover” şarkılar da seçilebilir ve albüm çok daha ticari olabilirdi. Ancak işte o zaman bir öneriden söz etmek mümkün olmazdı.

Grubun solisti Eda Baba’nın çizimleri, Penguen dergisinden Erhan Tatlıdilli’nin karikatürü ve Emir Uzun fotoğrafları süslüyor albüm kartonetini. Grafik tasarım ise Kemal Anlayar tarafından yapılmış. Kartonete gösterilen özen için de grubu ayrıca tebrik etmek lazım.

MAYIS 2014 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder