Bu Blogda Ara

28 Eylül 2014 Pazar

Nazan Şoray - "Olay Bu"


Çocuk yaşlarda yaptığı ilk 45’lik plağını bir kenara koyarsak, Nazan Şoray 1976’da “Seninle Doğmak/Yalnızlık”, 1978’de “Sana Merhaba Dedim/Pişman Olsan da” ve 1980’de “Hal Hal/İyi Diyelim İyi Olalım” 45’likleriyle 70’leri 80’lere bağlarken sinema oyunculuğunun yanı sıra şarkıcı olarak da kendini kabul ettirmiş ve 80’li yıllar boyunca da gazino dünyasının en popüler solistlerinden biri olarak adını neonlara yazdırmıştı.


1981-1994 arasında dört de albüm yaptı Nazan Şoray. Sonra bir süre müzik dünyasından uzaklaşır gibi oldu ama 2011 yılında “Mültecin Olayım” adı verilmiş dört şarkılık bir mini albümle, tazelenerek geri döndü. Nazan Şoray’ın bu defa üç şarkı ve iki de farklı versiyonun yer aldığı yeni mini albümü “Olay Bu” ise, geçtiğimiz günlerde Ossi Müzik etiketiyle yayımlandı.


Bilenler bilir; bugün “star” diye bağrımıza bastığımız nice ismi cebinden çıkaracak kadar sahneye yakışan bir şarkıcıdır Nazan Şoray. Bir duruşu, bir bakışı, bir edasıyla kendine hayran bıraktıran, göz kamaştıran, tam tabiriyle sahnede olmak için dünyaya gelmişlerdendir. Ama o, sadece bu Allah vergisi meziyetiyle yetinmemiş, şarkıcı olarak da yapabileceğinin en iyisini yapmak için uğraşmıştır hep. “Hal Hal”, Barış Manço’nun bir başka şarkıcıya verdiği ilk bestesidir mesela ve Nazan Şoray’a nasip olmuştur. Aynı şekilde İlhan İrem’in de başka bir şarkıcıya verdiği ilk iki şarkı Nazan Şoray tarafından seslendirilmiştir. Melih Kibar, Ali Kocatepe, Selami Şahin gibi büyük isimlerle çalışmış olması da cabası… Çok iddialı bir şarkıcı olmamıştır belki ama sesinin sınırları içerisinde söyleyebileceği en doğru şarkıları arayıp bulmuş, doğru isimlerle işbirliği yapmış ve sadece Şoray soyadının bile kredisini kullanma şansı varken, elinden gelenin en iyisini yapmaya gayret etmiştir.


Nitekim bu yeni albüm de Nazan Şoray’ın bu konudaki başarısını bir kez daha gösteriyor. Albüme adını veren ve söz ve müziği Selahattin Erhan’a ait olan “Olay Bu”, Nazan Şoray’ın hem tavrına, hem tarzına, hem de sesine çok yakışmış, çok doğru bir şarkı. Hani insana en karamsar anında bile umut verecek, güç verecek, mutlu, iyimser şarkılardan. Çok sıcak, çok pop, iddiasız ama samimi, dile kolay yerleşen, bir dua, bir kendi kendini telkin ve dahi olumlama gibi de dinlenilebilecek, söylenebilecek bir şarkı. İster Ödül Erdoğan’ın orijinal düzenlemesiyle dinleyin, ister Burak Yeter’in “Remix” ya da Candar Köker’in “Akustik” versiyonlarını. Her üçünde de aynı ferahlığı hissetmek mümkün.


Albümdeki bir diğer şarkı söz ve müziği Volkan Gidiş’e ait olan, düzenlemesi ise Volkan Gidiş ve Cüneyt Yalmaz tarafından ortak yapılan “Yazık”. Dokunaklı melodisi ve Akdeniz ritmiyle “Yazık” da kulağı kolay yakalayan bir şarkı… Üçüncü şarkı “Es Geç Aşk” ise bu defa oryantal ritmiyle kavrıyor dinleyeni. “Es Geç Aşk”ın söz ve müziği Bülent Yetiş’e ait, düzenlemesini ise Cüneyt Yalmaz yapmış. Birbirinden farklı gibi görünse de, uyumlu melodik yapıları ve düzenlemeleriyle yan yana çok doğru durmuş bu üç şarkı, Nazan Şoray’ın kendine has sesinde samimiyet ve içtenlikle buluşmuş.


Hep söylerim, yine söyleyeceğim. Söz konusu pop müzikse, yedi oktav sesiniz de olsa tek başına bir şey ifade etmez. En önemlisi söylediğiniz şarkıları nasıl taşıdığınız, kendinize ne kadar yakıştırdığınızdır ve bu iş bir bütündür. Giydiğiniz kostümden, yüzünüzdeki mimiğe, şarkı söylerken sesinizle kelimelere dokunuşunuzdan, dinleyiciye hissettirdiğiniz duyguya kadar. Bu albüm bu tezi bir kez daha doğruluyor.     


Güneş Kazdal tarafından çekilmiş fotoğraflar ve Onur Ulutaş imzalı kartonet tasarımının da albümdeki şarkıların enerjisini çok doğru yansıttığını söylemeden geçmeyeyim.

TEMMUZ 2014 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder