Bu Blogda Ara

21 Aralık 2014 Pazar

Serkan Yıldız - "Ölüm de Var"


(1 Eylül 2014 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Serkan Yıldız, İzmirli genç bir müzisyen… Ege Üniversitesi Devlet Konservatuarı’ndan 2010 yılında mezun olmuş ancak çocukluğundan beri müzikle iç içe olan Yıldız, konservatuar eğitiminden önce de, eğitimi sırasında da sahneye çıkmaya devam etmiş. Bir dönem Tual grubuyla birlikte çalışmış, bir yandan da müzik eğitmenliği yapmış. Serkan Yıldız’ın ilk albümü “Ölüm de Var”, 2014 yılının şubat ayında Arpej Müzik etiketiyle yayımlandı.


Artık her genç müzisyen müzik dünyasına atılırken kendi imkânlarıyla bir şeyler yapmak zorunda. Kimse “Gel kardeşim, seni çok beğendim. Al şu kadar para, gir stüdyoya, albümünü yap,” demiyor. Şayet Arpej Yapım gibi, Sekiz Müzik gibi, 3 Adım Müzik gibi “no name” şarkıcıların/grupların kendi imkânlarıyla hazırladıkları albümleri yayımlayacak birkaç cesur firma da olmasa işleri iyice zorlaşacak. Nitekim Serkan Yıldız da albümünün prodüktörlüğünü kendisi yapmış ve Arpej Müzik sayesinde raflara çıkarmayı başarmış.

Albümde on şarkı var ve şarkıların tamamının söz ve müzikleri Serkan Yıldız’a ait. Düzenlemelerse Arda Kaynak ve Gürsoy Tanç tarafından yapılmış. Albümün ilk klibi, isim şarkısı olan “Ölüm de Var”a çekildi.


Kapağına aldanmayın; bu bir yeni yetme “rockçı” albümü değil. Daha ziyade “pop - rock” sularında dolaşan, yer yer Anadolu – “rock”a da selam çakan, melodik ve naif şarkılardan oluşan bir albüm bu. En çok Feridun Düzağaç, sonra biraz Mazhar – Fuat – Özkan, biraz Emre Aydın, biraz Kıraç ve bir parça da Cem Karaca etkisi hissediliyor tüm albüm boyunca. Bu hem şarkıların dolaştığı temalar, melodik yapılar açısından, hem de Serkan Yıldız’ın şarkıcılık tekniği açısından böyle. Özellikle “Deli Mavi” ve “Al Beni”deki Feridun Düzağaç etkisi çok belirgin. Bir ilk albüm için göz ardı edilebilir etkilenmeler bunlar. Yıldız muhakkak zaman içerisinde kendi stilini bulacaktır.


“Ölüm de Var” albümdeki en şanslı şarkı gibi görünse de, isminin taşıdığı soğukluk nedeniyle bir çıkış şarkısı olarak riskli bir seçim olmuş. “Sitem Etme”, önümüzdeki sonbahar için iyi bir seçim olabilir mesela. Ticari açıdan etki yaratabilecek bir şarkı çünkü. Prodüksiyon imkânları daha geniş olabilseydi, “O Yar Benim”i gümbür gümbür davullarla, “Deli Gönülde Aşk”ı daha güçlü nefesli sazlarla dinlemek enteresan olabilirdi. Ancak bu halleriyle zayıf duruyorlar. “Rüzgâr” albümün iyi şarkılarından biri ama, bir “hit” değil. “Ihlamur Çiçeği”, Emre Aydın şarkılarını anımsatıyor.  Ardından gelen “Esaret” de aynı çizgiden yürüyor. Eyüp Hamiş’in ney’iyle renk kattığı “Kovdun Gayri Gidiyorum” ise ilk dönem MFÖ şarkılarının tadında. Bu  arada kartonette bu şarkının sözleri neden yok, orası meçhul.


Devrin Usta tarafından çekilen fotoğrafların süslediği kartonetin tasarımını Çiler Erbil yapmış. Hem Serkan Yıldız’ın hem de albümün ismi kapak renginin içinde zor ayırt ediliyor. Kapak fotoğrafındaki deri ceketli Serkan Yıldız ise albümün içeriğinin çok dışında, çok başka bir algı uyandırıyor. Yani pazarlama açısından doğru bir kapak olmamış. Hep söylüyorum; özellikle ilk albümlerde tanınırlık yüzdesini arttırmak adına doğru kapak tasarımı çok önemli. Hele ki günümüzde, dijital platformlarda albüm kapakları küçücük görünüyorken...



Ardı ardına yayımlanmış onlarca yeni albüm arasından bir dinleyişte fark edilecek, Serkan Yıldız’ın gelecekte neler yapacağını merak ettirecek, eksiklerine, kusurlarına rağmen hiç de fena olmayan bir ilk albüm bu. Bir kenara not düşmek lazım.       

EYLÜL 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder