Bu Blogda Ara

11 Şubat 2015 Çarşamba

Dilek Kavraal - "Hâkim Bey"


“Daha önce birbirinden kıymetli üç erkek sanatçı tarafından seslendirildi. Ama "Hâkim Bey" bana hep çığlık çığlık bir kadın isyanı duyurur. Malum bu coğrafyada kadın, duruşundan, giyiminden, konuşmasından, gülüşüne kadar, kesilen her ahkâmın konusu edilen, ama hiç bir cümlenin öznesi edilmeyen, incindiğinde "davası olmayan" bir şeydir. İşte bu şarkının içindeki isyanı canı yanan her kadının sesiyle bağıra bağıra söylemek istedimdi hep...” demiş Dilek Kavraal. Böylece daha en baştan, zaten yakın zamanda Mehmet Erdem’in sesinden “hit” olmuş “Hâkim Bey”i yeniden söylemesinin üzerine yapılabilecek eleştirileri susturmuş görünüyor. Yani en azından beni susturdu; çünkü haklı buldum gerekçesini.


Üniversite eğitimi alırken yaşadığı Eskişehir’de sahneye ilk kez adımını atan Dilek Kavraal, yıllar boyunca Ankara ve İstanbul’da sahne programları yapmış, ilk albümü “Bu Kadar Dilek” ise 2003 yılında yayımlanmış. Çok şarkıcının başına gelen türden bir ilk albüm talihsizliği yaşamış ne var ki. Albüm hem yeterince duyurulmamış, hem de müzik şirketi problemlerinden dolayı yeniden basılamadığı için arşivlere gömülmüş.

Dilek Kavraal’ın, söz ve müziği kendisine ait olan “Yaşam Belirtisi” adlı şarkısı 2013 yılında dijital tekli olarak yayımlanmıştı. Geçtiğimiz Temmuz ayında ise Hayat Yokuşu adlı televizyon dizisi için seslendirdiği “Hayat” adlı şarkı dijital platformlardaki yerini aldı. Ağustos ayında ise bu defa “Hâkim Bey”le çıktı karşımıza. Şarkının dijital teklisi Dokuz Sekiz Müzik etiketi taşıyor. Anladığım kadarıyla Kavraal’ın kendi şarkılarından oluşan albümü hazırda beklerken, “Hâkim Bey” teklisi araya girmiş.


İyi de olmuş. Neden mi? Önce şarkının eski versiyonlarını bir hatırlayalım. 1996’da ilk kez Zülfü Livaneli, 1998’de Levent Yüksel, 2012’de ise Mehmet Erdem söyledi malum. Bir de Sezen Aksu’nun “Deliveren” albümünün sonunda yer alan “hidden track”de şarkının yarım yamalak bir emprovize kaydı vardı; stüdyoda öyle kendiliğinden çıkıvermiş. Hadi onu saymayalım. Ama diğer üç versiyonun üçü de ağırdır, oturaklıdır. Şarkının içindeki o diklenme, o karşı koyuş pek geçmemiştir dinleyene. Söyleyen şikayetçidir ama bir yandan da razı gibidir. Öyle bir mülayimlik vardır nedense. Hadi Livaneli en asi şarkısında bile mülayimdir, onu anlarsınız. Mehmet Erdem de o çatallı sesiyle, arka mahallenin isyan ederken bile ağırbaşlı çocuğu gibidir. Levent Yüksel’e de “Med-Cezir” romantizminden, “Bi’ Daha” sempatikliğinden sonra belli ki yakıştıramamıştır dinleyen. Onun sesinde fark edilmemiştir şarkı tuhaf bir biçimde.


İşte Dilek Kavraal, önceki üç versiyonu da bir kenara koyup, Erman Tazegül’ün düzenlemesiyle başka bir “Hâkim Bey” çıkarmış ortaya. İlk dinleyişte İbrahim Tatlıses’in “Leylim Ley”e yaptığını hatırlamadım değil. Ama yok, hayır. Haksızlık da etmemek lazım… “Hâkim Bey”, bu haliyle daha coşkulu, bir ağızdan söylenecek, dinleyeni harekete geçirecek bir hâle gelmiş. Dilek Kavraal da sesi ve söyleyiş biçimiyle bu coşkuyu tetiklemiş. Tınısı hiç benzemese de, sanki Selda Bağcan bu şarkıyı söylese, aynen böyle söylermiş diye düşündüm ister istemez.



’70 ve ‘80’lerde erkek seslerden çok popüler olmuş alaturka ve arabesk şarkılar, mutlaka kadın şarkıcılara da söyletilirdi. Öyle bir taktik vardı ve çoğu zaman da işe yarardı. Sözgelimi “Bir Teselli Ver”, Orhan Gencebay’ın sesinden kıyametler koparmışken Kamuran Akkor’un aynı şarkıyı söylediği plak da bir o kadar satmıştı. “Hâkim Bey”in de böyle olmaması için hiçbir sebep yok. 

EKİM 2014

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder