Bu Blogda Ara

3 Mayıs 2015 Pazar

Onur Ocaklı - "Şemsiye"


Onur Ocaklı Kocaeli’de devam eden orta öğretimi sürecinde Belediye Konservatuarı’na da girmiş ama  gelişen şartlar nedeniyle konservatuar eğitimine devam edememiş. İstanbul’a gelip Radyo – Televizyon – Sinema üzerine yüksek öğrenim yaparken ise stüdyo çalışmalarına başlayıp, kendi yazdığı şarkılardan oluşan ilk albümünü kaydetmiş. Gelin görün ki albüm içine sinmeyince yayımlamaktan vazgeçmiş. 2013 yılında yayımlanan ilk teklisi “Ben Hazırım (Dilesem Olur mu?)” ile ilk kez dinleyici karşısına çıkan Onur Ocaklı’nın ikinci teklisi “Şemsiye”, geçtiğimiz günlerde GTR Müzik etiketiyle raflarda yerini aldı.


Teklide söz ve müziği Onur Ocaklı’ya ait iki şarkı var. Her iki şarkının düzenlemesi de Ozan Bayraşa tarafından yapılmış. Ana akımın peşinden gitmeyen, buna karşın son bir kaç yıldır daha ziyade Gökhan Türkmen’le birlikte anılmaya başlayan daha “soft”, daha akustik ve daha “jazzy” bir stilin izini süren şarkılar bunlar. İki şarkı da kulağı kolay yakalıyor, iki şarkı da türün sınırları içerisinde “hit” olabilme potansiyeli taşıyor. Madem mukayeseye girdim, şunu da söylemeliyim ki, Onur Ocaklı, Gökhan Türkmen’den daha iyi şarkı söylüyor. En azından teknik açıdan böyle bu…


Ama tabii aslında bir rekabet değil, bir ortaklık söz konusu. Zira Onur Ocaklı’nın Gökhan Türkmen’in desteğiyle müzik dünyasına sağlam adımlar atarak girdiği bir sır değil.

"Şemsiye”nin sözlerindeki karmaşayı çözebilirseniz ne âlâ… Sevmemeniz, dinlerken eğlenmemeniz için bir sebep yok. Ama doğrusu ben çözemedim. Babayla konuşup istemeye gidilen kim? İstemeye gidilen bir kız varsa, çoktan evlenilmiş zevce kim? Ya o fenomen haline gelen kim? Hikâyedeki tanıdık şemsiye şu bizim bildiğimiz o açılmayan şemsiye mi? Eğer öyleyse çok ayıp değil mi? “Konuya vâkıf” olamadım velhasıl.

Bu arada Burak Ağdemir imzalı kapak illüstrasyonu şahane, onu da söylemeliyim.

ŞUBAT 2015

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder