Bu Blogda Ara

16 Haziran 2015 Salı

Serkan Kaya - "Gönül Bahçem"

TATLISES EKOLÜNDEN BİR SOLİST


(27 Nisan 2015 tarihinde Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Sivas’ta doğan ve liseden mezun olana dek orada yaşayan Serkan Kaya, İstanbul’a geldikten sonra müzik çevrelerine girmiş ve ilk albümünü 2000 yılında, henüz 22 yaşındayken yapmış. İlk albümüyle ikinci albümü arasında ise on yıldan fazla bir süre var. Bu süre zarfında daha ziyade besteleriyle adını duyurmuş. İlk olarak 2009 yılında Devran İskender tarafından seslendirilen “Mesele”, bunların en bilinenlerinden. Şarkı daha sonra Ceylan tarafından da seslendirildi ama galiba en çok Serkan Kaya’nın sesinden sevildi. Nitekim “Mesele”, 2014 yılının gizli “hit”lerinden biri oldu. Serkan Kaya bu şarkıyı “remix” bir versiyonla piyasaya sürdü ve epeyce ses getirdi. Zaten 2011 yılında yayımlanan üçüncü albüm de Serkan Kaya isminin arabesk müzik sevenlerin hafızalarına kazınmasında bir hayli etkili olmuştu.


Serkan Kaya’nın üçüncü albümü “Gönül Bahçem”, ise geçtiğimiz günlerde Poll Production etiketiyle piyasaya sürüldü. Kaya nicedir gece hayatının aranılan isimlerinden biri. Uzun zamandır popun ve bir çeşit “rock”ın içine sıkışıp kalmış arabesk müziği adlı adınca seslendiren birkaç isimden biri çünkü.

Tabiri caizse, “eli yüzü düzgün”, yalansız dolansız arabesk yapıyor Serkan Kaya. Sosyetik gece kulüplerinde sahneye çıkması, düğününün, evinin magazin haberlerine/programlarına konu olması ile filan, kendinden önceki kuşağın arabesk yıldızlarına benzemiyor belki. Gerçi onlar da artık kendilerine benzemiyorlar. Ne Orhan Gencebay, ne İbrahim Tatlıses, ne Emrah, ne Kibariye şarkılarındaki anlattıkları gibi bir hayat yaşıyor artık. Bu bir kenara… Bir diğer tarafta ise Serkan Kaya’nın şarkıcı olarak birebir İbrahim Tatlıses’in izinden gidiyor olması var. O gırtlak oyunları, o cümleleri uzatıp kesmeler, o vurgular filan neredeyse birebir aynı. Tek fark ses renginde…


Herkes kendi başına bir ekol olacak diye bir kaide yok. Birileri ekol olur, diğerleri onun izinden gider. Müzeyyen Senar bir ekoldür. Zeki Müren, Ajda Pekkan, Sezen Aksu, Kibariye, Muazzez Abacı, Cem Karaca da öyle… Bu yüzden peşlerinden giden, onlar gibi söyleyen onlarca şarkıcı olmuştur, hâlâ da oluyor. Kötü bir taklide dönüşmediği, sürekli aynı yerde saymadığı sürece öykünmek anlaşılabilir bir şey. İbrahim Tatlıses ekolünün de çok fazla takipçisi olduğu malum. Serkan Kaya da onlardan biri gibi. Şimdilik namzetlerine kıyasla ön plana çıktığı söylenebilir ama umarım bu benzerlik hep böyle sürüp gitmez.


Bunu bir kenara koyarsak, oldukça renkli ve türün sevenlerinin kolayca seveceği bir albüm var elimizde. Zaten çoktan “hit” olmuş “Mesele”, albümde üç farklı versiyonla çıkıyor karşımıza. Daha önce Ebru Gündeş’in seslendirdiği bir Ayla Çelik – Gökhan Tepe şarkısı olan “Vatan”, söz ve müziği Altan Çetin’e ait “Gönül Bahçem”, söz ve müziği Nezih Üçler tarafından yazılan ve albümün ilk klip şarkısı olarak seçilen “Kalakaldım”… Her biri tek başına albümü sürükleyebilecek güçte arabesk şarkılar. Söz ve müziklerini Serkan Kaya’nın yazdığı “Benden Adam Olmaz”, “Paşa Gönlüm” ve “Kalbim Senin Hâlâ” da aynı nispette etki yaratabilecek şarkılar olarak albümün başarısını garantiliyor.


Yine bir İbrahim Tatlıses formülü olarak iki de türkü çıkıyor albümde karşımıza. Bu konuda hiç riske girilmemiş ve son derece bildik, tutulmuş, sevilmiş iki türkü seçilmiş: Arif Sağ’ın meşhur “Ezo Gelin”i ve yakınlarda yeniden popüler olan “Hım Hım Yar”. Bu ikincisinin farklı bir düzenlemeyle adeta bir Balkan türküsüne dönüştürülmesi enteresan olmuş (ki türkünün bu versiyonu 2014 yılında yayımlanan teklide de yer alıyordu.)

Albümün bütünü içerisinde tek eğreti duran şarkı ise Levent Yüksel’in sesinden sevdiğimiz Sezen Aksu – Uzay Hepari şarkısı “Onursuz Olmasın Aşk”. Erdem Kınay “club” tavrındaki düzenlemesiyle bu şarkı Serkan Kaya’nın sesine de, albüme de yakışmamış.


“Mesele”nin akustik düzenlemesi de albümün popa göz kırpan bir diğer denemesi. Gelin görün ki bu versiyonda Serkan Kaya’ya eşlik eden Deniz Sujana’nın ismi her nedense albümün künyesinde yer almıyor. Eşliğinin bu şarkıda ne kadar doğru tınladığı tartışılır ama Almanya’da doğmuş Japon asıllı bir müzisyen olan Deniz Sujana’nın enteresan ses rengini de es geçmemek lazım.

Serkan Kaya, günümüzün en parlak arabesk yıldızlarından biri olma ve bir yandan da İbrahim Tatlıses’ten kalan boşluğu doldurma açısından Ferman Toprak’la aynı hattan ilerliyor. Kendilerini birbirilerine rakip görüyorlar mı bilmem ama her ikisinin yeni albümleri kıyaslandığında, Serkan Kaya bir adım öne geçmiş görünüyor.  Bundan sonrası için bakalım zaman ne gösterecek.

NİSAN 2015 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder