Bu Blogda Ara

4 Ekim 2015 Pazar

Barış Bahçeci - "Beyaz Kurdun Öyküsü"

BİR MÜZİKAL KEŞİF


(7 Temmuz 2015 tarihinde, Milliyet Sanat dergisi internet sitesinde yayımlanmıştır.)

Badem grubundan tanıdığımız Barış Bahçeci, bir süre önce de bambaşka türde müzik yapan 4 Vokal grubunun dört solistinden biri olarak çıkmıştı karşımıza. Barış Bahçeci’nin ilk solo albümü “Beyaz Kurdun Öyküsü” ise geçtiğimiz günlerde Eğlence Fabrikası etiketiyle yayımlandı.


Bahçeci bir müzik emekçisi aslına bakarsanız… Sadece şarkı söylemiyor; bahsi geçen iki grubun albümlerinde de adını besteci, söz yazarı, enstrümanist ve hatta yapımcı olarak da gördük. Nitekim bu ilk solo albümünün prodüktörlüğünü de kendisi yapmış, ağırlıklı olarak kendi bestelerini söylemiş,  düzenlemelere (bir şarkı hariç) Süha Duran’la birlikte imza atmış ve dahi albüm kayıtlarında klavye ve perküsyon çalmış.


Öncelikle şunu söylemek lazım ki, bu albüm müzikal yapı olarak Barış Bahçeci’nin daha önce gruplarla yaptığı çalışmalardan biraz farklı. Bahçeci’nin solo şarkılarında her şeyden çok eskiye dair bir tat var. Gitar, klavye, davul tınıları ‘70’lerden ses veriyor gibi. Biraz Anadolu-pop suları, biraz Mazhar –Fuat  – Özkan’ın ilk dönemleri, belki biraz da Fikret Kızılok… Düzenlemeler bu meyanda ama şarkılar da bu düzenlemeleri istemiş gibi. Yani bir benzeme çabasından çok, kendine ait bir ruhtan, kimlikten bahsedilebilir. 


Bununla birlikte besteci olarak ne kadar belirgin bir imza atsa da şarkılara, solist olarak da bir o kadar iddiasız. Hiçbir şekilde şarkıların üzerine çıkmak istememiş, kendini şarkıcı olarak gösterme çabasına girmemiş, resesif bir solist Bahçeci.

Albümün en enteresan işlerinden biri, Kemani Sebuh Efendi’nin  “Kürdili Hicazkâr Longa”sından Barış Bahçeci’nin yazdığı sözlerle bir şarkıya dönüştürülmüş “Bir İleri İki Geri”. Bildiğim kadarıyla böyle bir deneme ilk kez yapılıyor. Çok enteresan sözler, söylenmesi çok zor, adeta bir “rap” şarkısı gibi kalabalık bir hece yerleştirme ile teatral bir şarkı ortaya çıkarırken, özellikle Bahçeci’nin çakırkeyif ağzıyla söylediği kısımlar inceden bir Timur Selçuk havası estiriyor. Böylesi zor bir denemenin altından ancak bu kadar başarıyla kalkılabilirdi.


“Bir İleri İki Geri”nin işaret ettiği üzere, Bahçeci şarkılarının en belirgin ortak özelliği sözlerle müziğin çok iyi örtüşmesi, uyumsuzluk göstermemesi. Bu bir şarkı yazarı için çok yüksek ve kolay yakalanamayacak bir standart.

Bir kızılderili efsanesine göre iyiliğin simgesi olan beyaz kurda gönderme yapan “Beyaz Kurdun Öyküsü”, albüme adını veren enstrümantal bir eser. “All Done” ise albümdeki tek İngilizce şarkı. Her ikisi de Barış Bahçeci’ye ait ve özellikle “All Done”, rahatlıkla dünya pazarına da servis edilebilecek bir şarkı olarak oldukça dikkat çekici. Hale Hızal Berberoğlu’nun Barış Bahçeci’ye eşlik ettiği iki şarkıdan biri olan “Çıkmaz Sokaklar”ın sözlerini Hale Hızal Berberoğlu yazmış, beste ise Bahçeci ve Berberoğlu’na ait. Bu şarkıdaki çellonun sesi ve düzenleme, sizi alıp Fikret Kızılok şarkılarının yanına götürebilir.


Bir Diyarbakır türküsü olan “Esmerim Biçim Biçim”in içinden tam olarak kökeni bilinmese de yüzyıllardır İstanbul kasap havası olarak müziğimize yer etmiş melodinin geçmesi ise bir başka enteresan müzikal deneme olmuş. Derin felsefesi ve Anadolu popa yakın duran müzikal biçimiyle albümün ilk klip şarkısı “Toprak”, Bahçeci’ye 4 Vokal’in eşlik ettiği “Derin” ve pop tatlar taşıyan “Bugün Güzel Bir Gün”, “Zıt” ve “Kenarında Köşesinde”, albümü hiç sıkılmadan baştan sona dinlemenize neden olan diğer şarkılar.



Deneyimli bir müzisyenin elinden çıktığı her halimden belli, kendine ait bir “sound” yaratmayı başarmış, müzikalitesi yüksek bir albüm bu. Albümün adından yola çıkarak hazırlanmış kapak illüstrasyonu, dinlerken neyle karşılaşacağınız konusunda yanıltıcı olabilir, hatta bir parça itici de gelebilir ama aldanmayın. Mutlaka keşfedilmesi bir müzikal birikim sizi bekliyor.

TEMMUZ 2015 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder