Bu Blogda Ara

30 Mart 2016 Çarşamba

Ozan Doğulu Feat. Gülden Mutlu & Bahadır Tatlıöz - "Uzun Lafın Kısası"



Yeni yılın ilk “bomba”larından biri olarak Ozan Doğulu Feat. Gülden Mutlu - Bahadır Tatlıöz düeti “Uzun Lafın Kısası”, geçtiğimiz günlerde Doğulu Müzik etiketiyle yayımlandı. Teklinin kapağında tabii ki Ozan Doğulu ve onun meşhur “dj” pozlarından biri var. Var da bu şarkı niye yapılmış ben onu anlamadım.  

Çünkü ne Ozan Doğulu’nun adını koyduğu işler içinde bir yere oturtabildim ben bu şarkıyı, ne de Gülden Mutlu’ya yakıştırabildim. Bir Bahadır Tatlıöz şarkısı olarak dahi ortalama (ki Tatlıöz’ün çok daha iyi şarkıları vardır.) Geriye bir tek ihtimal kalıyor. “Öyle bir şarkı yapalım ki kulüplerde esen Merve Özbey rüzgârından payını alsın: Tiz bir kadın sesi, alaturka sözler ve nağmeler altına basit bir elektronik altyapı.”  


Yoksa kendi şarkılarında gayet belirgin bir stili olan Gülden Mutlu neden böylesine tiril tiril, adeta post-modern bir Melihat Gülses gibi söylesin? Yoksa bugüne dek pop müziğe sayısız yenilikçi, iddialı ve ustalıklı iş yapmış Ozan Doğulu gibi kıdemli bir aranjör, neden böylesi sıradan bir düzenleme yapsın? Yoksa kendince bir çizgi yakalamış ve ana akımın ortasında yer almayı pek de dert etmemiş Bahadır Tatlıöz gibi bir müzisyen neden bu ittifaka ihtiyaç duysun? Bazen iyi niyet yetmez, onu biliyoruz. Ama burada niyet iyi mi ona emin olamadım. Her şey o kadar formüle edilmiş ki…


Okuyorum, görüyorum. Genelde herkes çok beğendiğini yazıyor. Muhakkak ki radyolar da bu beğeni furyasına ellerinde tuzlukla koşmaya hazırdır, onlar sever böyle şarkıları. Zaten en çok radyolar yüzünden mahkûm kalmadık ki bu tür şarkılara? Bir de kulüplerde ellerini havaya havaya kaldırıp dans edenler ya da etmeye özenenler ve memleketin her yerini kulüp zannedenler yüzünden. (Gerçi memleketin her yeri kimin umurunda? İşe gidilen şehirler ve kulüpler belli değil mi?)

Ha bu şarkı şöyle yavaş bir düzenleme ile (belki alaturka sazlarla) ve o iki solistten biri tarafından (tercihen Gülden Mutlu zira ikisinin tonları katiyen tutmuyor; sözgelimi bir Murat Boz-Gülşen uyumu yok arada) söylenseydi bambaşka bir şey olur muydu? Olurdu, ona da kabul. Ama şarkının teklideki ikinci versiyonu (“Dj Eyüp Remix”) bunun tam tersini deneyip, rakılık bir şarkıdan votka-enerjilik bir şarkı çıkarmanın azmiyle elektroniğin dibine vuruyor.

Yeri gelmişken bir “dj”in adını ve kapak fotoğrafını taşıyan bir teklide/albümde bir başka “dj”in “remix”inin yer almasındaki mantığı hiç mi hiç anlamadığımı da ekleyeyim bu arada.

ŞUBAT 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder