Bu Blogda Ara

30 Mart 2016 Çarşamba

Şenay Lambaoğlu - "Başka Türlü Bir Şey"

BİR POP-CAZ ALBÜMÜ



“Başka Türlü Bir Şey”, Şenay Lambaoğlu’nun üçüncü albümü. 2015 yılının Aralık ayında Sony Müzik etiketiyle yayımlanan albüm, Lambaoğlu’nun ilk iki albümünden farklı olarak bu defa bir şarkı hariç bildik şarkıların yeni yorumlarından oluşuyor. Önceki albümlerinde ağırlıklı olarak kendi şarkılarını seslendirmeyi tercih eden Lambaoğlu bu kez sevdiği şarkıları bir araya getirmiş ve kendi deyimiyle “Kimlerden beslendi, nelerle çoğaldıysa onlarla yoğrulmuş bir albüm” ortaya çıkarmış.


Tek fark bu değil. Lambaoğlu bu albümde farklı bir ekiple de çalışmış. Albümün prodüktörü ve aranjörü, cazın genç yeteneklerinden Can Çankaya. Türkiye’de aldığı müzik eğitimini Amerika’da “master” seviyesine çıkarmakla kalmayıp, New York’ta çeşitli çalışmalara da imza atan, halen çalışmalarını Türkiye-Amerika hattında sürdüren Çankaya, trompet ve piyanoda yetkin bir enstrümanist olarak tanınıyor.Can Çankaya ismi 2015 yılında Yasemin Mori’nin “Finnari Kakaraska” adlı albümünde de prodüktör ve aranjör olarak karşımıza çıkmıştı.


“Başka Türlü Bir Şey” bir pop-caz albümü. Seçilen şarkılar popun daha ziyade alternatif kulvarından ve haliyle de zaten caza yatkın armonik yapılardalar. Buna karşın aranjör olarak Can Çankaya da, solist olarak Şenay Lambaoğlu da abartıya kaçmadan, dünyadaki örneklerinden hiç de aşağı kalmayacak bir pop-caz çizgisi yakalamışlar. Türkiye’de yakın zamanda yapılan benzer konseptte yapılmış birkaç albümün tatsızlığı göz önüne alınınca, bu albümde doğru bir dengenin yakalandığı daha açık bir biçimde ortaya çıkıyor.


Albümdeki dokuz şarkıdan tek yeni olanı Şenay Lambaoğlu’nun Hayyam’ın dizelerinden bestelediği “Yaseminler Düşerken”. Bunun dışında Yeni Türkü’nün albüme isim de olan “Başka Türlü Bir Şey”i, Fikret Kızılok’un “Fark Etmeden” i, Ezginin Günlüğü’nün “Seni Düşünmek”i, Mehmet Güreli’den “Uçurtma”, İlhan Şeşen’den “Sensiz Olmaz”, Zafer Cınbıl’dan “Sevdanın Yolları”, Özdemir Erdoğan’dan “Ayrılık Zor” ve Vedat Sakman’dan “Yolum Yok”, ardı ardına sıralanıyor. Benzer bir müzikal çizgide ilerleyen tüm bu müzisyenlerin hayatlarımıza şu veya bu şekilde yer etmiş şarkılarını iyi düzenlemeler ve iyi bir yorumla peş peşe dinlemenin tadına doyulmuyor. Her bir şarkı bir bütünü tamamlar gibi ve albüm başından sonuna dek su gibi akıp gidiyor.


Hangi şarkının sizde ne tür izler bıraktığına bağlı olarak farklı favorileriniz olabilir albümde. Belki yaşınız itibariyle o kadar da aşina değilsinizdir bu şarkılara. Öyle ya da böyle,”Başka Türlü Bir Şey”in, “Uçurtma”nın ve “Sensiz Olmaz”ın daha ilk dinleyişte iz bırakması muhtemeldir. Ben özellikle “Uçurtma”nın düzenlemesine bayıldığımı söylemeliyim. Özdemir Erdoğan’ın bugüne dek çok fazla el değmemiş “Ayrılık Zor”u ise benim için albümün sürprizi oldu.


Evet, çok fazla “cover” albüm/şarkı yapıldı ve hâlâ yapılıyor. Evet, hepimiz bu durumdan zaman zaman sıkılıyoruz. Ancak doğru seçilmiş şarkılar doğru işlendiği zaman tıpkı bu albümde olduğu gibi, eskilerin içinden bir yeni tazeliği bulup çıkarmak da mümkün oluyor. Bu bakımdan başarılı bir albüm bu. Şayet Şenay Lambaoğlu’yla bu albüm vesilesiyle tanıştıysanız, önceki iki albümüne de kulak kabartmanızı öneririm.

OCAK 2016 

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder