Bu Blogda Ara

26 Nisan 2016 Salı

Aylin Coşkun - "Saftirik"



Yalan Dünya’nın Vasfiye Teyze’si buralarda olsaydı, “Pop-star olacağım diye ne uğraştın, ne didindin be kızım!” derdi doğrudan. Sözünü sakınmazdı, eminim. Neyse ki bir Vasife Teyze değilim, en azından daha kibar olmaya çalışıyorum. Kaldı ki bunca uğraşıp didinenlerin eninde sonunda kendini bir şekilde kabul ettirdiğini görmüşlüğümüz de var. Gülben Ergen bunların başında gelir mesela. Ama Aylin Coşkun’un daha bir fırın ekmek yemesi lazım. Çünkü istediğiniz kadar parayı bastırın, ne şehrin “billboard”larına ve binalarına boy boy ilanlar asmakla, ne de pahalı klibinizi müzik kanallarında dakika başı yayınlatmakla sevdirebilirsiniz kendinizi. Olmaz. Hiç olmadı bugüne kadar. Bir suni gündem yaratırsınız en fazla, o da kısa sürer ve unutulur gider zaten.


Aylin Coşkun’un geçtiğimiz günlerde Aylin Coşkun Production etiketiyle yayımlanan “Saftirik” adlı yeni teklisinden yola çıkarak ettim yukarıdaki bir araba lafı. 1997 yılında Miss Globe yarışmasında Türkiye güzeli seçilerek “kariyerine” başlayan Coşkun, peşi sıra mankenlik, oyunculuk, reklam oyunculuğu filan yaptıktan sonra müziğe geçiş yapmış. Hem oyunculuk, hem de müzik konusunda ayrı ayrı eğitimler aldığı da yazıyor biyografisinde. 2004’de ilk albümü “Masal” yayımlanmıştı. O gün bugündür de bir şekilde şarkıcılık iddiasını sürdürüyor ama gelin görün ki zaten kısıtlı bir ses aralığındaki sesi, bir de doğru şarkı söyleyememesiyle bir araya gelince, “şarkıcı” olabilmek için geriye bir tek görüntüsü kalıyor ki o da ona oynuyor zaten. 


“Saftirik” söz ve müziği Gülşah Tütüncü’ye ait bir şarkı. Düzenlemeyi Mert Ekren yapmış ama Ekren  basbayağı Volga Tamöz’ün “Sebastian” düzenlemesinden esinlenmiş. Gülşah Tütüncü iyi şarkılar yazan, iyi bir müzisyendir ama o da belli ki kimse şarkı verdiğini bilerek bu şarkıyı yazmış. Şarkı özellikle nakarat kısımlarında bir ilkokul tekerlemesine dönüşüyor ama gelin görün ki ilkokul öğrencileri bile tekerleme söylemiyor artık. Aylin Coşkun’un şarkıyı kesik kesik, hece hece söylemesi ise tam bir felaket.


Her zaman iyi niyet yetmiyor. Her zaman eğitim yetmiyor. Her zaman para da yetmiyor. Hande Yener’in hayatında ilk kez yönetmen koltuğuna oturup klip çekmesi de yetmemiş nitekim. (Nasıl yetebilirdi ki zaten?) Klbin görsel olarak çok eğlenceli, çok renkli olması dışında bu işin elle tutulur, dişe dokunur hiç bir yanı yok.

Her zaman iyi niyet yetmiyor. Her zaman eğitim yetmiyor. Her zaman para da yetmiyor. Hande Yener’in hayatında ilk kez yönetmen koltuğuna oturup klip çekmesi de yetmemiş nitekim. (Nasıl yetebilirdi ki zaten?) Klbin görsel olarak çok eğlenceli, çok renkli olması dışında bu işin elle tutulur, dişe dokunur hiç bir yanı yok.

MART 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder