Bu Blogda Ara

24 Haziran 2016 Cuma

Kalben - "Kalben"

HER YERDE KALBEN VAR



Şarkısında “her yerde saç var” diyor. Bugünlerde her yerde Kalben var oysa. Farklıya, kendine özgüye, kimselere benzemeyene, tekrar etmeyene nasıl hasret kaldıysak artık, Kalben’in Sofar Sound’la başlayan, sahne performansları ve yine You Tube videoları ile giderek artan tanınırlığı, ilk albümünün yayımlanması ile birlikte kısa sürede önlenemez bir hal aldı. Önlenemesin de zaten.


Çok değil, daha beş yıl önce böylesi şarkılarla dolu bir albümün ana akım bir müzik firmasından yayımlanması, böylesi müzik üreten bir müzisyenin ülke çapında konser konser gezmesi pek de imkân dâhilinde değildi. Bunda Kalben’in kan kardeşi sayabileceğimiz Mabel Matiz’in (dolayısıyla her ikisinin de ortak menajeri olan Engin Akıncı’nın) payı büyük tabii. İyi işler, görünür kılınabildikleri zaman mutlaka karşılığını alıyor. Bu hiç şaşmadı. Zira bu işin Cem Adrian’ı, Ceylan Ertem’i, Pinhâni’si ve daha başka sayılabilecek niceleri var. İyi ki de var.


Kalben’in kendi adını taşıyan ve Zoom Kurumsal ve DMC ortaklığı ile yayımlanan ilk albümünde on iki şarkı ve iki de farklı versiyon var. Bir İbrahim Tatlıses şarkısı olan “Haydi Söyle” dışındaki tüm şarkıların söz ve müzikleri Kalben’e ait. Kalben hem ses rengi, şarkı söyleme biçimi, şarkıcılığı ile nevi şahsına münhasır, hem de şarkı yazarlığı ile. Yani tamamen “cover” şarkılardan oluşan bir albüm de yapsa, insan “şunu nasıl söylemiş acaba” diye diye heyecanla dinleyebilir bir albüm dolusu “cover”ı. Ama öte yandan kendi yazdığı şarkılar da o kadar kendine ait bir dünyanın, bir dilin izlerini sürüyor, o kadar farklı bir öneri sunuyor ki, o sesin bu şarkıları söylemesi iki gol birden atıyor dinleyicinin kalesine.


Gündelik hayatın, samimiyetle içten geçenlerin sade bir dille şarkıya dökülmesi yeni bir şey değil belki ama bunu yaparken şiiri yakalamak her zaman mümkün olmuyor. Kalben’in en önemli farkı burada şarkı yazarı olarak. Basbayağı şiir olarak da okunabilecek mısralardan çatılı şarkı sözleri. Hatta şiirlerini bestelemiş gibi. Ya da şarkı söylemiyor da şarkıyla anlatıyor gibi. Bundandır ki standart şarkı formundan uzak çoğu şarkısı. Belirgin bir nakarat, aynı melodiyle tekrarlanan cümleler, şarkının ilk ve ikinci yarısının birbirinin aynısı olması gibi alışageldiğimiz formüllerden azade birçok Kalben şarkısı. Hazmetmek, ezber etmek, akla yazmak çok da kolay değil bu yüzden. Bütün şarkıları birbirinin devamı ya da uzantısı gibi de algılayabilirsiniz ilk dinleyişte. Ama bütünden tek tek şarkılara doğru yürüdüğünüzde, Kalben’in dünyasına adım atmanız ve onu anlamaya başlamanız kaçınılmaz olacak.


Tabii bu noktada teknik bir detay da dikkat çekici. Albümdeki tüm şarkıların düzenlemeleri Berkant Ali İncesaraç ve Kalben tarafından yapılmış. Ve alabildiğine sade, neredeyse gitarla bestelendikleri halleriyle bırakılmış şarkılar. Çok az enstrüman Kalben’e eşlik ediyor şarkılarda ve hiçbir enstrüman da rol çalmıyor. Bildik “intro” ya da ara nağme klişeleri yok şarkılarda. Bir içli keman, bir solo atan gitar yok sözgelimi. Belli ki özellikle böyle olsun istenmiş. Buna rağmen şarkılara konserlerden aşina olanlar, albümdeki bu hallerini eleştiren yorumlar yapmışlar, gördüm. Aslında en çok da bunun için albüm kaydedilirken şarkılara pek makyaj yapılmamış sanırım. Bu, ilk albüm için akıllıca ama bundan sonrası için riskli bir tercih olabilir.


Çıkış şarkısı olan “Saçlar” başta olmak üzere, “Sadece”, “Doya Doya”, “O Ye Bebek”, benim albümde öncelikle sevdiklerim oldu. Toplamda ise farklı bir ses, bir şarkı söyleme biçimi, bir dil ve bir yaşam biçimi, bir dünya görüşü barındıran şarkılar dinlemenin tadını çıkarmak için bu aralar önerilebilecek en iyi albüm olduğunu söyleyebilirim.


Albümün kapak fotoğrafları Aytekin Yalçın tarafından çekilmiş, kartonet tasarımı ise Hayrettin Taşkaya tarafından yapılmış. Kalben’i en doğal haliyle fotoğraflaması nedeniyle Aytekin Yalçın’ı, her bir şarkının sözleriyle ilintili tasarımları, renk seçimleri ve nefis kapak illüstrasyonu nedeniyle de Hayrettin Yalçın’ı tebrik etmek lazım.


Bir de kartonetteki teşekkür yazısında bir detay var ki yazmadan geçemeyeceğim. Kalben, onlarca insana teşekkür ederken müziğine ilham verenleri de unutmamış ve Sezen Aksu’dan Nazan Öncel’e, Deniz Arcak’tan Nil Karaibrahimgil’e, birçok pop şarkıcısının da ismini zikretmiş. Bunu Mabel de yapıyor hep. “Ben o kadar alternatifim ki hiç pop dinlemem, bilmem, sevmem,”  sahtekârlığına meyletmeden, samimiyetle, kalpten ifade edilmiş bir şükran bu. Nasıl ki İbrahim Tatlıses şarkısı söylemek bir utanç değilse, onların müziğinden beslenmiş olmak da bir utanç değil, olmamalı. Sadece bunun için bile alkışlayabilirim uzun uzun Kalben’i.

NİSAN 2016

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder