Bu Blogda Ara

14 Ağustos 2016 Pazar

Cemil - "Dokunamadık Hayata"

DOĞU-BATI ARASINDA



Adını ilk kez duyduğumuz bir müzisyen Cemil Türkocağı. Geçtiğimiz günlerde RNZ Müzik etiketiyle piyasaya çıkan “Dokunamadık Hayata” adlı ilk albümünde soyadını kullanmamayı tercih etmiş. Haliyle merak edip arattırdığınızda, internette hakkında bir şey bulmak hiç kolay değil. Eğer CD kartoneti varsa elinizde, orada yazılan linklerden yola çıkarak taslak halinde kalmış, tamamlanmamış bir “web” sitesine ve yine hakkında hiçbir bilgi edinemeyeceğiniz sosyal medya hesaplarına ulaşabiliyorsunuz. İşin bu kısmında görünen o ki bir strateji hatası var. Bu zamanda adınızı duyurabilmeniz için her şeyden önce internette görünür olmanız gerekiyor çünkü.


Buna karşın müziğini nerede duysanız kulak kabartacağınız bir müzisyen Cemil. Farklı bir şey yapıyor çünkü ve bu yüzden ilk dinleyişte dikkat çekiyor. Biraz eskinin Anadolu pop müziğini, biraz Mazhar-Fuat-Özkan’ın o minvaldeki şarkılarını anımsatan ama eski de tınlamayan, sıcak bir müziği var Cemil’in. Nitekim tanıtım konserinde ilk kez izlediğim Cemil, sahiden de tavrı ve tarzıyla sahne üzerinde Özkan Uğur sempatisi ve enerjisini anımsatan bir genç adamdı.


Müziğin eğitimini alarak çıktığı yolda, henüz 18 yaşında bile değilken icat ettiği 4 telli gitar-sazı ile kendi müziğini üretmeye başlayan Cemil, yıllardan beridir yazdığı şarkıların yedisini bu albümde toplamış. Albümde ayrıca iki şarkının akustik versiyonları da var. Şarkı sözlerinin büyük bir kısmı Ayşe Engür tarafından yazılmış. Cemil’in düzenlemelerini yaptığı bir şarkı ve iki akustik versiyon dışındaki tüm düzenlemeler ise Oya Erkaya’ya ait.


İlk kez Feridun Düzağaç’ın “Kül” adlı albümündeki düzenlemeleri nedeniyle yaptığı işlere dikkat kesildiğim Oya Erkaya, Cemil’in o kendine has tarzını, güçlü melodik yapılarını, doğu-batı arasında gezinen müzikal tavrını dört dörtlük bir işçilikle düzenlemiş. Şarkılar olanca sıcaklığıyla geçiyor dinleyene bu sayede; abartısız, iddiasız ama etkileyici bir biçimde. Daha albümün açılış ve çıkış şarkısı “Aşk Meşk”i dinlerken şarkıda “brass”ların ve vokallerin kullanım biçimine kapılıp gittim ben mesela. Buna benzer müzikal tatlar albüm boyunca sürüp gidiyor sonra.


Albümün en vurucu şarkılarından biri olan “Dokunamadık Hayata”daki ve hemen ardından gelen “Biliyorum Elbet”deki “brass” soloları, bas gitar yürüyüşleri nefis. “Harbiden mi?”deki klavye sesi sizi alıp ta ‘70’lere götürebilir. İnsan eli nasıl enstrüman olarak kullanılır ve elle nasıl solo yapılır duymak için “Kimi”yi dinlemelisiniz. Otantik Ankara havalarını anımsatan kıvrak yapısıyla “Ayşem”, albümün en ticari şansı yüksek şarkısı gibi gözüküyor.

Cemil’in bestelerindeki en belirgin özelliklerden biri, şarkı içindeki ritim değişiklikleri. Bu durum ortalama dinleyici için çoğu zaman bir dezavantaj olsa da, düzenlemeler sayesinde bu bir handikap olmaktan çıkmış. İlk dinleyişte Cemil’in şarkı söyleme ve sesini kullanma biçimini de yadırgıyor ama dinledikçe bunu bir karakteristik olarak benimsiyorsunuz.


Öyle ki ben bu albümün içine girdikçe, tıpkı çok sevdiğiniz bir kitabı bitirdikten sonra bir başka kitaba başlayamamanız gibi, bir süre başka bir albüm dinlemekte zorlandım. Hatta keşke bu albüm biraz daha uzun olsaydı diye hayıflandım.

Nedim Zeper’in yapımcılığını, Serkan Ayman’ın prodüktörlüğünü üstlendiği bu albümün kapak fotoğraflarını Bari Baykal çekmiş, kartonet tasarımını ise Kağan Özdemir yapmış. Cemil’in kapakta ve kartonet kitapçığının kapağında kullanılan fotoğrafı aynı ama kapaktaki her nedense olması gereken ölçülerde değil ve bir parça orantısız gözüküyor (Basın bülteni ile servis edilen dijital kapaktan değil, CD baskısından söz ediyorum.) Bu da kapak için talihsizlik olmuş.

Yeni bir ses, yeni bir şarkı yazarı, iyi düzenlemeler, iyi icralar, yüksek müzikal tatlarla bezenmiş yeni şarkılar keşfetmek için son zamanlarda yapabileceğiniz en doğru tercih, Cemil’in “Dokunamadık Hayat””sını dinlemek olabilir. Iskalamayın.

HAZİRAN 2016

1 yorum:

  1. ses rengine alışamadım. müslüm gürses dinler gibi oluyorum.

    YanıtlaSil