Bu Blogda Ara

14 Mayıs 2017 Pazar

Selami Bilgiç Feat. Soner Arıca - "Dönsen Bile"


(6 Şubat 2017 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

‘90’larda işe radyoculukla başlayan Selami Bilgiç, doğduğu şehir Eskişehir’den İstanbul’a geldikten sonra kulüpler de “dj”lik de yapmaya başlamış. O zaman bu zaman her iki alanda çalışmaya devam ederken kendi sektörlerinin önemli isimleri ve markaları ile bir araya gelmiş. 2014 yılında Serdar Ayyıldız ile birlikte hayata geçirdiği İstanbul Dj Akademi ise halen faaliyetini sürdürüyor.


Bugüne dek bir çok albümde “remix”lerini gördüğümüz Selami Bilgiç, geçtiğimiz yıl ise yine Serdar Ayyıldız ile beraber “Çocuk Diskosu” projesine imza atmıştı. Selami Bilgiç’in yeni projesi ise bir “cover oldu. Soner Arıca’nın seslendirdiği “Dönsen Bile”, geçtiğimiz günlerde Sony Müzik etiketiyle yayımlandı.


Teklide sözleri Ülkü Aker’e, müziği Yunan besteci Yannis Markapoulos’a ait şarkının üç farklı versiyonu yer alıyor. Orijinal ve “Lounge” versiyonların yanı sıra, Selim Öztürk tarafından yapılmış bir de “Akustik” versiyon var.


“Dönsen Bile” ilk kez Nilüfer tarafından seslendirilmişti. Nilüfer’in 1982 yılında yayımlanan “Sensiz Olmaz” adlı albümünde 5 “cover” ve 6 yeni şarkı vardı. Bu albüm öncesi 1979 ve 1980 yıllarında alaturka – arabesk türlerini kendi tarzınca deneyen Nilüfer, bu albümün “cover”larıyla o denemelerine devam ederken, yeni şarkılarıyla da ‘70’li yıllarda onu meşhur eden formülü uyguluyor, Ülkü Aker’in Türkçe sözlerini yazdığı yabancı (ağırlıklı Grek) orijinli şarkılarla alışageldiğimiz Nilüfer tarzını sürdürüyordu. “Dönsen Bile” o şarkılardan biriydi işte.


Şarkıyı Ferdi Özbeğen, Şehriban Gül, Seren Serengil, Nila, Nejat Alp ve Seda Sayan da seslendirdi daha sonra. Nilüfer ise, nedendir bilinmez, 1982 yılından bu yana hiç tekrar seslendirmedi.

Bu Ege havalı, sıcak melodili, kıvrak ritimli şarkının Selami Bilgiç tarafından yapılmış yeni versiyonu ise doğal olarak kulüp müziği mantığında kurgulanmış. Temiz, gürültüsüz, şarkıyı tepetaklak etmeyen bir düzenleme. “Akustik” ve “Lounge” versiyonlar ise bugüne dek yapılmış onca versiyondan farklı olarak şarkıyı yavaş tempoda sunuyor dinleyene ki bence çok akıllıca olmuş bu versiyonları yapmak.


Vurgulanması gereken bir detay da Soner Arıca’nın farklı yorumları. Malum, bir şarkının farklı versiyonları genellikle aynı “vocal edit” üzerine yapılır. Tempo yavaş da olsa, hızlı da, ritim oryantal de olsa “house” da, şarkıcıyı aynı biçimde duyarız. Olsun olsun sesin “pitch”i artırılır bazen. Oysa Soner Arıca bu şarkının yavaş ve hızlı versiyonlarını farklı biçimlerde okumuş. Hızlıda daha dinamik, daha sert ve agresif, yavaşta ise tam aksine gayet “soft” ve romantik. Bir şarkının nasıl farklı biçimlerde yorumlanabileceğine dair güzel bir örnek çıkmış ortaya.

ŞUBAT 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder