Bu Blogda Ara

12 Aralık 2017 Salı

Uğur Etiler - "Yaktım Gemileri"


(20 Ekim 2017 tarihinde www.hayatmuzik.com 'da yayımlanmıştır.)

2012 yılında O Ses Türkiye’nin ikinci sezonunda yarışmacı olarak boy gösterdiğinde henüz 17 yaşında bir lise öğrencisiymiş Uğur Etiler. İlk performansında sesi ve şarkı söyleme biçimiyle Murat Boz ve Hadise’nin ilgisini çekmeyi ve Murat Boz’un ekibine girmeyi başarmış.


O ilk gecede hayatına müzikle devam etmek istediğini söyleyen Uğur Etiler, aradan geçen beş yılın sonunda ilk teklisiyle, profesyonel bir şarkıcı olarak çıktı karşımıza. Garaj Müzik etiketiyle yayımlanan “Yaktım Gemileri” adlı şarkının söz ve müziği Uğur Etiler’e ait, düzenleme ise Birkan Şener ve Gökçe Turan imzası taşıyor.


Halen konservatuar öğrencisi olan Etiler, Fazıl Say’ın kurduğu Nazım Hikmet Korosu’nun da bir üyesiymiş ve hatta (gelen basın bülteninden anladığım kadarıyla) bu yüzden Fazıl Say, sosyal medyada paylaştığı bir iki övgü cümlesiyle bu ilk şarkının “PR”ına küçük bir katkıda bulunmuş.


Daha “ergen” denebilecek yaşta kurduğu hayalleri milyonlarca insanın izlediği bir televizyon şovunda anlatmış ve sonrasında gerçekleştirebilmiş olması mutluluk verici. O ilk görüntülerini izleyip sonra bir de bugün geldiği noktaya bakınca ben oturduğum yerde sevinç duydum. Buraya kadar her şey şahane. Kaldı ki Uğur Etiler hiç müzik eğitimi yokken dahi, o acemi haliyle bile çok doğru düzgün şarkı söylüyor imiş. Bugün geçen zamanın üzerine kattıklarıyla da birlikte yine gayet iyi şarkı söylüyor. Ancak “Yaktım Gemileri” onun bu vasfını aman aman gösterebileceği bir şarkı değil.


Buram buram ‘90’lar kokan, ‘90’ların “ciklet” şarkılarını andıran bir şarkı “Yaktım Gemileri”. Öyle ki “Gözünü seveyim,”dediği yerde “seni gidi fındıkkıran,” diye devam etmesini bekliyorsunuz. Buna karşın düzenleme tam da bugünlerin “sound”undan izler taşıyor. Belli ki Uğur Etiler, hayranı olduğunu söylediği Gökhan Türkmen’den ziyade Murat Boz’un yolundan gitmeyi tercih etmiş bu ilk teklisinde. Öyle olunca da onu emsallerinden ayıracak, dikkat çekecek, ilgi uyandıracak bir fark, bir çeşni yaratamamış. Müzik bu kadar hızlı pazarlanıyorken fark yaratmak giderek zorlaşıyor belki ama bir o kadar da zorunlu hale geliyor. Buna kafa yormak lazım.   

EKİM 2017

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder